İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Almanya’nın en üst düzey askeri yetkilisi olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer, Baltık Denizi kıyısındaki bu liman kentinde kurulan geçici komuta merkezinde, yere serilmiş Litvanya haritasının üzerinde durarak olası bir Rus kara saldırısına karşı hazırlıkları inceledi.
Kamuflajlı askerlerin çevresinde toplandığı haritanın başında konuşan Breuer, “Nerede ve nasıl savaşacaksak orada ve o şekilde eğitim yapmalıyız. Çevik olmalıyız. Yeni bir zihniyete ihtiyacımız var” dedi.
Wall Street Journal'ın haberine göre 61 yaşındaki general, Almanya Silahlı Kuvvetleri’ni (Bundeswehr) savaşa hazırlamak için zamanla yarışıyor. Kosova’dan Afganistan’a uzanan görev geçmişine sahip Breuer’e göre saat işliyor.
Alman askeri istihbaratının değerlendirmesine göre Rusya, 2022’de Ukrayna’ya başlattığı işgalin ardından önümüzdeki üç yıl içinde Avrupa genelinde daha geniş çaplı bir savaşı başlatabilecek düzeyde silah ve personel birikimine ulaşabilir. Breuer ise daha sınırlı bir saldırının “her an” gerçekleşebileceğini ifade ediyor:
“Hazır olmak zorundayız.”
Yeniden silahlanma kampanyası ve siyasi destek arayışı
Breuer, Avrupa ordularını yeniden inşa etmeye çalışan generaller ve ulusal güvenlik yetkililerinin ön saflarında yer alıyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından kısılan savunma bütçeleri kıta ordularını zayıflatmıştı; Kremlin’den gelen tehdidin artmasıyla tablo değişti.
Breuer, Almanya’da siyasetçileri, iş dünyasını, askerleri ve kamuoyunu yeniden silahlanma sürecinin hızlandırılması konusunda ikna etmeye çalışıyor. Amacı, demokratik özgürlüklerin korunması için Rusya’ya karşı savaşmaya hazır olunması gerektiğini anlatmak.
Savunma harcamaları belirgin şekilde artırıldı. Parlamento, Aralık ayında genç erkeklerin askerlik için uygunluklarını belirlemek üzere sağlık muayenesinden geçirilmesini zorunlu kılan yasayı kabul etti. Hedef gönüllü katılımı artırmak. Yeterli sayıya ulaşılamazsa zorunlu askerlik yeniden gündeme gelebilir.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Breuer’i NATO Askeri Komitesi Başkanlığına aday gösterdi. Seçilmesi halinde ittifakın genel sekreterinin başlıca askeri danışmanı olacak.
ABD ile gerilim ve “tek başına kalma” ihtimali
Donald Trump yönetimi döneminde ABD’nin müttefiklere yönelik eleştirileri, Ukrayna’ya desteğin azaltılması ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkileri iyileştirme sinyalleri, Avrupa’da güvenlik mimarisine ilişkin soru işaretleri doğurdu.
Avrupalı yetkililer, Rusya ile olası bir savaş durumunda tek başına hareket etmeye hazır olunması gerektiğini değerlendiriyor. Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi olan Almanya, kıtanın savunmasında merkezi rol oynuyor. 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa için tehdit olarak görülen güçlü Alman ordusu, 21. yüzyılda kıta güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
“Kriegstüchtig”: Savaşa hazır olma çağrısı
Breuer’in sıkça kullandığı “Kriegstüchtig” (savaşa hazır) kavramı, Soğuk Savaş sonrası oluşan rehavetin sona erdirilmesi gerektiğini vurguluyor. Almanca’da “Krieg” kelimesi, Amerikan İngilizcesindeki mecazi kullanımların aksine doğrudan ordular arası savaşı ifade ediyor ve militarizm geçmişi nedeniyle Almanya’da güçlü çağrışımlar taşıyor.
1984’te orduya katılan Breuer, o dönemde yaklaşık yarım milyon askeri ve 2 bine yakın ana muharebe tankıyla NATO’nun Orta Avrupa’daki temel gücü olan Bundeswehr’in zamanla küçüldüğünü belirtiyor. Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından savunma bütçeleri azaltıldı; 2010’lara gelindiğinde ordu Soğuk Savaş dönemindeki gücünün yarısından daha azına geriledi ve ekipmanların önemli bölümü bakımsız kaldı.
Breuer, Almanya’nın Clausewitz ve von Moltke gibi askeri stratejistlerin ülkesi olmasına rağmen uzun süre “büyük strateji” üzerine yeterince düşünmediğini ifade ediyor. Kendi kuşağının görevinin çoğu zaman “küçülme ve verimlilik” olduğunu, artık hedefin “etkililik” olduğunu söylüyor.
Toplumun ikna edilmesi ve değişen kamuoyu
Breuer, televizyon programlarında, üniversitelerde ve kamu toplantılarında sıkça konuşuyor. Mesajını sakin, doğrudan ve gerekçeli bir dille aktarıyor: Rusya’nın ekonomisi savaş düzenine geçmiş durumda; topçu mühimmatı ve tank stokları artırılıyor; asker sayısının 1,5 milyona çıkarılması hedefleniyor.
Almanya’da II. Dünya Savaşı sonrası ordu yeniden kurulduğunda askerler “üniformalı yurttaşlar” olarak yetiştirildi; demokratik kurumların korunması temel ilke oldu. Breuer’in görev yaptığı Berlin’deki karargah binasında, Hitler’e karşı komplo kurdukları için idam edilen subayların anıtı bulunuyor. Avludaki halı, II. Dünya Savaşı sonunda bombalanmış Berlin’in hava fotoğrafını andıracak şekilde tasarlanmış.
2025’te yapılan bir savunma bakanlığı anketine göre Almanların yaklaşık üçte ikisi Rusya’yı askeri tehdit olarak görüyor. Savunma harcamalarının artırılmasını destekleyenlerin oranı yüzde 64’e yükseldi. ABD’yi güvenilir müttefik olarak görenlerin oranı ise bir yıl içinde yüzde 65’ten yüzde 37’ye geriledi.
Litvanya’ya kalıcı konuşlanma
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez yurt dışında kalıcı olarak zırhlı tugay konuşlandırıyor. 5 bin askerden oluşan 45. Panzer Tugayı’nın gelecek yıl sonuna kadar tamamen Litvanya’ya konuşlandırılması planlanıyor.
Alman tankları ve zırhlı personel taşıyıcıları, Belarus sınırına yakın Rudninkai ormanında eğitim yürütüyor.
Breuer’e göre Avrupa “henüz savaşta değil, ancak artık barışta da değil.” Hükümetler neredeyse her gün insansız hava aracı ihlalleri, siber saldırılar ve sabotaj girişimleriyle karşı karşıya. Litvanya ziyareti sırasında Rus insansız hava araçları Polonya hava sahasını ihlal etti; NATO savaş uçakları havalandı.
Ordunun yeniden yapılandırılması ve teknoloji hamlesi
Breuer’in hedefi, 2032’ye kadar tam teçhizatlı üç muharip tümen oluşturmak. Alman savunma şirketleriyle birlikte silah üretim süreçlerini hızlandırmaya çalışıyor. Ukrayna’daki savaşta cephe birlikleri ile üreticiler arasındaki hızlı iş birliği modelini örnek gösteriyor.
Geçtiğimiz yıl tabur ve tugay komutanlarına doğrudan bütçe aktarımı başlatıldı; ticari dronların ve ekipmanların hızlı şekilde temini sağlandı. Breuer’e göre gelecekte “her piyade bir drone pilotu olmak zorunda kalacak.”
Ayrıca 30-35 personelden oluşan drone savunma ekipleri kuruldu. Belçika’daki ihlaller sonrası Almanya aynı gün ekip gönderdi ve ertesi gün operasyonel hale getirdi.
Personel ihtiyacı ve gençlerin tutumu
Alman ordusunda halihazırda yaklaşık 184 bin asker bulunuyor. Bu yıl 20 bin, 2035’e kadar ise yaklaşık 60 bin ek asker hedefleniyor. Buna 200 bin yedek personel eşlik edecek.
2025 Ipsos anketine göre 16-29 yaş grubunun yüzde 42’si yeni askerlik yükümlülüklerini destekliyor. Ancak başka bir ankette yüzde 59’u ülkesini savunmak için silah altına alınmaya muhtemelen katılmayacağını belirtti.
Mannheim Üniversitesi’ndeki konuşmasında Breuer, öğrencilere “Savaşabilir miyiz? Savaşa hazır mısınız?” diye sordu. Gücün barışı korumanın yolu olduğunu savundu: “Almanya’nın savunmasız olmadığını göstermeliyiz. Olası bir saldırgan, bunun değmeyeceğini bilmeli.”
Transatlantik ittifak ve kişisel motivasyon
11 Eylül 2001’de Kansas’taki ABD Kara Kuvvetleri Komuta ve Kurmay Koleji’nde eğitim gören Breuer, o günü kariyerinde dönüm noktası olarak tanımlıyor.
Almanya’nın teröre karşı küresel mücadelede ABD’ye katılması, askeri kariyerinin yönünü belirledi. Berlin’deki karargah binasının arkasında, görev sırasında hayatını kaybeden 3 binden fazla asker ve sivil personelin anıtı bulunuyor; bunların 59’u Afganistan’da öldü.
Breuer, “Zor kararlar öncesinde oraya giderim. Sonunda neden bunu yaptığınızı görürsünüz: Tüm Almanlar için istikrarlı ve aydınlık bir gelecek için” ifadelerini kullanıyor.
YSM HABER MERKEZİ