İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Wall Street uluslararası belirsizliğin zirve yaptığı bir dönemde rekor seviyelere yakın seyrediyor. 6 Şubat Cuma günü yaşanan sert toparlanmanın ardından Dow Jones Sanayi Endeksi, tek bir günde 1.200 puan (%2,47) yükselerek ilk kez 50.000 puan eşiğini aştı.
Daha geniş kapsamlı S&P 500 haftalık kayıplarının büyük bölümünü telafi ederken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq gün içinde %2,18 yükseldi ve haftayı %1,45 ekside kapattı. Yatırımcılar, piyasalara yayılan soğuk havanın yalnızca geçici olduğu varsayımıyla pozisyonlarını yeniden düzenledi.
ABD Başkanı Donald Trump konuya ilişkin Truth Social üzerinden paylaştığı mesajda bu yükselişi sahiplenerek "Uzmanlar’, görev sürem bitmeden Dow’da 50.000’e ulaşırsam harika bir iş çıkarmış olacağımı söylüyordu; ben ise takvimin üç yıl öncesinde bugün 50.000’e ulaştım" açıklamasında bulundu. Trump ayrıca seçmenlerden kasım ara seçimleri öncesinde bunu hatırlamalarını istedi.
En iyi performansı gösteren endeksin Dow Jones olması tesadüf değil
Le Monde’daki değerlendirmeye göre, piyasaların son derece dalgalı seyrettiği bu dönemde en iyi performansı gösteren endeksin Dow Jones olması tesadüf değil. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq’tan farklı olarak şirketleri piyasa değerine göre değil, ABD’nin en büyük 30 şirketinin hisselerine dayalı bir yapıyla izliyor.
Analizlere göre yatırımcılar, belirsizliğin arttığı bu ortamda teknoloji hisseleri yerine daha geleneksel ve görece istikrarlı sektörlere yönelmiş durumda. Goldman Sachs ve JP Morgan Chase gibi büyük bankalar, uçak üreticisi Boeing, sanayi ekipmanları üreticisi Caterpillar ve perakende devi Walmart bu yönelimin başlıca örnekleri arasında yer alıyor.
Bu şirketlerin endeksteki ağırlığı sayesinde Dow Jones, son aylardaki yükselişe öncülük eden ancak zor bir haftada en sert kayıpları yaşayan teknoloji devlerindeki dalgalanmalardan daha sınırlı ölçüde etkileniyor. Bu durum, endeksin görece dayanıklı performansını açıklayan temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yerine geçilme korkusu
Ancak borsalardaki toparlanma, yatırımcıların haftadan bazı dersler çıkarmasını engellemedi. Hatırlatmak gerekirse, 30 Ocak Cuma günü Anthropic, yapay zekâ aracı Claude’a gelişmiş yazılım geliştirme ve ileri düzey hukuk hizmetleri sunma imkânı sağlayan yeni özellikler eklediğini duyurdu. Bu alanlara dayanan iş modellerine sahip şirketlerin hisseleri hızla geriledi. Salesforce, Adobe, Intuit ve ServiceNow gibi büyük şirketler bir hafta içinde değerlerinin yaklaşık %10’unu, hatta bazıları daha fazlasını kaybetti. Bu düşüş şirket tahvili piyasasını ve özel sermaye fonlarını da sarstı. Bir zamanlar sınırsız büyüme beklentisiyle ayrıcalıklı görülen yazılım şirketleri için 2010’lar ve 2020’lerin başındaki o dönem artık geride kalmış görünüyor.
Satış dalgasını güçlendiren üç faktörSatış dalgasını üç temel gelişme daha hızlandırdı. İlki, Amazon ile Alphabet’in yapay zekâ alanında çok büyük yatırım planları açıklaması oldu. Piyasalar bu adımları olumlu karşılamak yerine, artan maliyetler ve belirsiz geri dönüşler nedeniyle şirket hisselerini hızla aşağı çekti.
İkinci etken, kripto para piyasasındaki sert düşüşlerdi. Başta Bitcoin olmak üzere birçok kripto varlık değer kaybetti. Bitcoin, kısa süreliğine yaklaşık 60 bin dolara (50.800 avro) kadar geriledikten sonra yeniden 70 bin dolar seviyesine çıksa da, Ekim 2025’te gördüğü 126 bin dolarlık zirvenin hâlâ oldukça uzağında bulunuyor.
Üçüncü olarak, açıklanan kısmi istihdam verileri piyasalarda yeni bir endişe yarattı. Veriler güçlü bir çöküşe işaret etmese de, iş gücü piyasasında yavaşlama sinyalleri yatırımcıları temkinli olmaya itti.
Yapay zeka, insan emeğinin yerini alır mı?
Öte yandan, yapay zekâ yatırımlarına ilişkin “balon” tartışmaları da yeniden gündemde. Şirketlerin bu alana aktardığı dev kaynaklarla elde edilen gelirler arasındaki farkın açılması, piyasalarda rahatsızlık yaratıyor. Ancak son dönemdeki dalgalanmanın arkasında yalnızca bu endişe yok.
Bir dönem “ChatGPT anı” olarak tanımlanan kırılma noktası gibi, şimdi de “Claude anı”ndan söz ediliyor. Bu kavram, yapay zekâ ajanlarının ekonominin birçok sektöründe insan emeğinin yerini alabileceği korkusunu ifade ediyor. Bu ikame iki şekilde gerçekleşebilir: Ya şirketlerin sunduğu ürün ve hizmetler (örneğin hukuk hizmetleri, veri toplama faaliyetleri veya işyeri yazılımları) yapay zekânın yetenekleri karşısında değer kaybeder ya da bu ürünlerin müşterileri risk altına girer.
Şirketler daha az çalışanla işlerini yürütebildikçe, daha az yazılım lisansına ve daha sınırlı hizmet alımına ihtiyaç duyabilir. Bu da bugüne kadar güvenli yatırım olarak görülen büyük teknoloji şirketlerinin gelir modellerini tehdit ediyor. ChatGPT, Gemini ve Claude gibi büyük oyunculardan gelen her yeni güncelleme, piyasalarda bu nedenle yakından izleniyor.
Yapay zeka liderleri temkinli
Yapay zekâ liderleri ise yazılım üreticilerinin geleceği konusunda temkinli konuşuyor. OpenAI’nin başındaki Sam Altman, perşembe günü TBPN adlı teknoloji podcast’inde bu programların tasarlanma biçiminin değişeceğini söyleyerek “Farklı olacak, ama kesinlikle ölmüş değil” dedi. Devrimi mümkün kılan çiplerin üreticisi Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang ise salı günü yazılım şirketlerinin yerinin tamamen alınacağı fikrini “tamamen mantık dışı” olarak nitelendirdi. Zira bu şirketlerin tamamı onun müşteri listesinde yer alıyor.
YSM HABER MERKEZİ