YELLOWSTAR MAGAZİNE GÜNCEL İŞ VE EKONOMİ HABERLERİ

İran'daki protestolarda ikinci dalga beklentisi: "Trump'ın bombalamasına razıyız, yeter ki rejim yok olsun"

DÜNYA

Ocak ayında protestoculara yönelik kitlesel ölümlerin ardından İran’da rejim karşıtı öfke yeniden yükselişe geçti. Wall Street Journal ülkede ikinci bir protesto dalgasının başlayacağını bildirdi.

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - İran’da geçen ay protestoculara yönelik gerçekleştirilen kitlesel öldürmelerin ardından halk öfkesi yeniden yükseliyor.

Süregelen baskı ve gözaltı dalgalarına rağmen, ülke genelinde rejim karşıtı tepkiler farklı biçimlerde kendini gösteriyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre yas tutan aileler cenazelerde ve anma törenlerinde rejim karşıtı sloganlar atarken, öğrenciler okullarda milli marşları söylemeyi reddediyor.

Sağlık çalışanları, protestolarda yaralananlara müdahale ettikleri için gözaltına alınan meslektaşlarına yönelik tutuklamaları açıkça kınıyor.

Yerel aktivist gruplar ise İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in görevden çekilmesi çağrısında bulunuyor.

Bu açık ya da örtük direniş biçimleri, Ocak ayında yaşanan şiddetin boyutlarıyla yüzleşen İran toplumunda giderek yaygınlaşıyor.

Tüm bunlar, rejimin protestocuları ve onlarla bağlantılı olduğu düşünülen kişileri hedef alan geniş çaplı gözaltı operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde yaşanıyor.

Korku var ama...

Kermanşah kentinden bir kadın, kısa mesaj yoluyla yaptığı açıklamada halkın ruh halini şöyle özetledi:

“İnsanlar korku içinde ama aynı zamanda büyük bir öfke taşıyor. Hepimiz gökyüzüne bakıyoruz ve Trump’ın bizi bombalamasını umut eder hale geldik; yeter ki Hamaney ve rejimi yok olsun. Tek tek ölmeye razıyız ama çocuklarımızın bizim çektiğimiz acı ve işkenceyi yaşamasını istemiyoruz.”

ABD baskıyı artırdı

Bu toplumsal huzursuzluk, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimini protestocuları öldürmemesi konusunda uyarmasının ardından, İran kıyılarına yakın bölgelerde Amerikan askeri varlığını artırdığı bir döneme denk geliyor. Washington ile Tahran’ın, diplomatik bir çözüm bulunup bulunamayacağını görüşmek üzere cuma günü Umman’da bir araya geldi.

İran kanadı görüşmelerin şimdilik sona erdiğini ancak devam edeceğine yönelik bir açıklamada bulundu, ancak net tarih belirtmedi. Devlet televizyonundan yapılan açıklamada 'ABD ile bugünkü görüşmeler şimdilik sona erdi. Görüşmelerin ne zaman devam edeceği belirsiz' ifadesi kullanıldı.

Üniversite ve liselerde sessiz direniş

Ülke genelinde cenazeler ve taziye törenleri rejim karşıtı sloganların yükseldiği alanlara dönüşmüş durumda.

Meşhed, Tebriz ve Şiraz’daki üniversite öğrencileri, son olaylarda hayatını kaybeden öğrenciler için anma etkinlikleri düzenledi.

Meşhed’de tıp öğrencileri tarafından atılan “Ölen öğrenci aşağılanmayı kabul etmez” sloganları, Storyful tarafından doğrulanan görüntülere yansıdı.

Şiraz’da ise tıp öğrencileri, yaralılara yardım ettikleri için tutuklanan doktorlara destek amacıyla günlerce süren oturma eylemleri gerçekleştirdi. Gösteriler sırasında “Tutuklu öğrenci serbest bırakılsın, onurlu doktor serbest bırakılsın” sloganları atıldı.

Liselerde de benzer tepkiler görülüyor. Tahran’da 17 yaşındaki bir öğrenci, okullarında öğrencilerin sabah törenlerinde milli marşı söylemeyi reddettiğini aktardı.

Güvenlik güçlerinin okulu arayacağı bilgisi üzerine öğretmenlerin öğrencileri önceden uyardığı, yaralı öğrencilerin evde kalmasının istendiği ve telefonlardaki siyasi içeriklerin silinmesi yönünde tavsiyeler verildiği ifade edildi.

Öğretmenler, sanatçılar ve muhalifler tepkili

İran Öğretmen Sendikaları Koordinasyon Konseyi tarafından yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Barışçıl ve temel talepler içeren halk protestosu kana ve toza bulandı. Bu yas, kemiklerimize işlemiş derin bir nefrete dönüştü.”

Ünlü İranlı oyuncu Elnaz Şakerdoost da baskılar sonrası oyunculuğu bıraktığını açıkladı. Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, “Kan kokan bir ülkede artık hiçbir rolü oynamayacağım” dedi.

Mousavi’den en sert çıkış

Ev hapsinde bulunan eski Başbakan Mir Hüseyin Musavi, yaşanan ölümlerin boyutunun İslam Cumhuriyeti’nin reform edilemeyeceğini gösterdiğini belirterek rejimin tamamen değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Musavi, “Kendi halkınıza karşı savaş üniforması giydiğinizde, kendi köklerinizi baltayla kesiyorsunuz. Silahınızı bırakın ve iktidardan çekilin” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, Musavi’nin bugüne kadarki en sert rejim eleştirisi olarak değerlendirildi.

Binlerce ölü, on binlerce gözaltı

İnsan Hakları Aktivistleri adlı ABD merkezli kuruluşa göre, Aralık sonundan bu yana başlayan protestolarda yaklaşık 7 bin kişi hayatını kaybetti, 50 binden fazla kişi gözaltına alındı.

İranlı yetkililer ise yaklaşık 3 bin ölüm ve yüzlerce gözaltıyı kabul ediyor.

İran Tabipler Birliği Başkanı Muhammed Reiszade, ocak ayındaki olayların ardından en az 17 sağlık çalışanının gözaltına alındığını doğruladı. Yurtdışındaki İranlı doktorlardan oluşan bir ağ ise 30’dan fazla sağlık çalışanının tutuklandığını belgelediklerini açıkladı.

Tabipler Birliği, yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının her koşulda hastalara yardım etme yükümlülüğü bulunduğunu vurgulayarak güvenlik güçlerine çağrıda bulundu.

Protestolarda yeni dalga

Ekonomik kriz, baskı ortamı ve süregelen tutuklamaların yeni protestoları tetikleyeceği ifade ediliyor. Tahran Büyük Çarşı esnafı, 17-18 Şubat tarihlerinde ülke genelinde eş zamanlı protesto çağrısı yaptı.

Telegram üzerinden yayımlanan açıklamada, “Çağdaş tarihin en büyük sokak katliamının hesabı sorulmalı” denildi.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.