İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’e verdiği demeçte Türkiye–ABD ilişkilerinin uzun süredir sorunlu başlıklarla ilerlediğini ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte daha rasyonel ve yapıcı bir sürecin mümkün olabileceğini ifade etti.
Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunu doğrudan gündeme getirdiğini belirterek, Türkiye’nin bedelini ödediği halde programdan çıkarılmasını “açık bir haksızlık” olarak tanımladı.
Erdoğan, “Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, NATO’nun caydırıcılığı ve güvenliği açısından da önemlidir. Bu mesele iki stratejik ortağın ilişkilerini zedeleyen sembolik bir başlık haline gelmiştir” dedi.
Trump ile görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz Cuma günü Cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın seyriyle ilgili 2026 öngörülerinin sorulması üzerine, "Şu anda bildiğiniz gibi benim gerek Sayın Putin'le gerek Zelenski ile gerekse bu konuda Trump'la Avrupa ülkelerinin liderleriyle görüşmelerim devam ediyor. Pazartesi saat 16.00 gibi Sayın Trump'la da yine bir görüşmemiz olacak. Rusya-Ukrayna arasındaki konuları, aynı şekilde Filistin'deki konuları da görüşme fırsatını bulacağız." ifadelerini kullandı.
Görüşmede ABD'nin Venezuela operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin ABD'ye kaçırılmasının da ele alınması bekleniyor.
S-400’ler masada, Washington’a mesaj
Bloomberg’in geçen ay yayımladığı ve Ankara’nın Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini iade etmeyi değerlendirdiğini aktaran habere de değinen Erdoğan, bu konunun Moskova ile temaslarda gündeme geldiğini doğruladı. Kaynaklara göre Erdoğan, Türkmenistan’da düzenlenen bir toplantı sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e S-400’ler konusundaki seçenekleri iletti.
Bu adım, Ankara’nın ABD ile savunma alanında ilişkileri normalleştirme arayışının en somut göstergelerinden biri olarak yorumlanıyor. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Trump’ın yakın müttefiki Tom Barrack da aralık ayında yaptığı açıklamada, Ankara’nın S-400’leri elden çıkarmaya yakın olduğunu ve meselenin dört ila altı ay içinde çözülebileceğini ifade etmişti.
Türkiye’nin ABD’den F-16 Blok 70 savaş uçakları satın alma talebine de değinen Erdoğan, fiyat müzakerelerinin sürdüğünü belirterek, “Müttefiklik hukukuna yakışır şartlar bekliyoruz” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin Eurofighter alım sürecini örnek göstererek, savunma alanında alternatiflerin masada olduğunu da ima etti.
Halkbank davası: “Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim”
Bloomberg mülakatında Halkbank davası da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Erdoğan, bankanın İran yaptırımlarını delmeye yardım ettiği iddiasıyla ABD’de yargılanmasını Türkiye’ye yönelik siyasi bir baskı unsuru olarak değerlendirdi.
“Bizim için esas olan Türkiye’nin itibarıdır” diyen Erdoğan, bankanın haksız biçimde cezalandırılmaması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, görüşmelerin bu çerçevede sürdüğünü ve hem hukuka uygun hem de iki ülkenin stratejik ortaklığıyla uyumlu bir sonucun hedeflendiğini söyledi.
Trump yönetiminin, Rus ham petrolünün en büyük alıcılarından biri olan Türkiye’den Moskova’dan enerji ithalatını kısıtlamasını talep ettiğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte dengeli bir politika izlediğini belirtti. Erdoğan, ABD’nin Rusya’nın en büyük petrol üreticilerine yaptırım uygulamasının ardından Türkiye’deki rafinerilerin alımları azalttığını da kaydetti.
ABD’nin endişelerini gidermek amacıyla Ankara’nın enerji stratejisini gözden geçirdiğini belirten Erdoğan, Amerikan LNG’sine dayalı bir portföy oluşturmaya yöneldiklerini söyledi. “ABD menşeli LNG tedarikimizi kayda değer ölçüde artırdık” diyen Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin LNG tedarik zincirinde önemli bir aktör haline geldiğini vurguladı.
“Enerji güvenliği bizim için milli güvenlik meselesidir” diyen Erdoğan, hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak her adımın dikkatle atıldığını ifade etti.
Ukrayna ve Gazze’de “denge ve arabuluculuk” vurgusu
Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Türkiye’nin benzersiz bir diplomatik konumda olduğunu savundu. Rusya’ya yaptırım uygulamayan ancak boğazlardan geçişleri kısıtlayan ve Kiev’e silah desteği sağlayan Türkiye’nin, şartlar olgunlaştığında İstanbul’u yeniden barış görüşmelerinin merkezi haline getirmeye hazır olduğunu söyledi.
Gazze konusunda ise Erdoğan, Türkiye’nin ekim ayında varılan ateşkeste kilit rol oynadığını vurguladı. Gazze’de konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nün meşruiyetinin, sahada karşılığı olan ülkelerin sürece dahil edilmesine bağlı olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bu açıdan “anahtar ülke” konumunda olduğunu ifade etti.
YSM HABER MERKEZİ
Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2026, 13:39