Çin'de "öz devrim" furyası: Orduda tasfiyeye girişen Şi, savaşa hazır bir güç inşa etmek istiyor

Şi Cinping, Mao’nun Yan’an’daki “düzeltme” kampanyasını referans alarak ordu ve parti içinde kapsamlı bir tasfiye süreci yürütüyor. Son üç yılda Merkez Askeri Komisyon’daki generallerin büyük bölümünü görevden uzaklaştıran Şi, kendisine duyulan sadakati yükseltmeye çalışıyor.

Çin'de "öz devrim" furyası: Orduda tasfiyeye girişen Şi, savaşa hazır bir güç inşa etmek istiyor

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Şi Cinping Pekin’de yeni yılı karşılarken Çin’e, Mao Zedong’un devrimci gerilla savaşçılarını kendi komutası altında ülkeyi ele geçirecek disiplinli bir güce dönüştürdüğü kırsal üs olan, Yan’an’ın mirasını hatırlama çağrısında bulundu.

Bu, gelecekte olacaklara dair bir işaret olabilir. Yan’an aynı zamanda Mao’nun partisinin ilk büyük “düzeltme” hareketini başlattığı yerdi; siyasi terör kampanyası rakipleri tasfiye etmiş ve parti üzerindeki mutlak otoritesini pekiştirmişti. Şi’nin konuşmasından üç hafta sonra Çin, bir dönem Şi’nin sırdaşı olarak görülen ordunun en üst düzey komutanı General Zhang You Şia’yı fiilen tasfiye etti.

Mao gibi Şi de komuta ettiği parti ve ordu için bir tür ruhani yenilenme arayışında ve buna sürekli “öz devrim” diyor. Mao'nunkiler gibi, bu devrimler de düşmanların, müttefiklerin ve artık iç çemberindeki isimlerin sürekli tasfiyesi şeklini aldı. Bu, Mao’dan bu yana görülmemiş ölçüde gücü kendi elinde toplamış bir lider için yeni bir acımasızlık düzeyi.

Son üç yılda Şi, Çin’in silahlı kuvvetlerini kontrol eden en üst askeri organ olan Merkez Askeri Komisyon’daki altı generalden beşini fiilen görevden uzaklaştırdı. Geriye yalnızca iki üye kaldı: Şi’nin kendisi ve Şi’nin tasfiyelerini denetleyen bir başkan yardımcısı.

Halk Kurtuluş Ordusu’ndan emekli albay Yue Gang "bu oldukça şaşırtıcı" ifadelerini kullandı.

Şi, 'normal' görünmeye çalışıyor

Sonraki haftalarda Çinli yetkililer, sürecin normal ilerlediğini yansıtmaya çalışırken açıklama yapmak konusunda da temkinli davrandı.

Şi, bu esnada Pekin’de yabancı liderleri ağırladı ve parti yetkilileriyle politika çalışmalarına ilişkin bir toplantı düzenledi. Çarşamba günü askeri birliklerle video konferans yoluyla görüştü ve Ay Yeni Yılı için selamlarını iletti. Geçen yılın “çok alışılmadık ve çok olağanüstü” olduğunu kabul eden Şi, askerlerin “tamamen güvenilir ve itimat edilir” olduğunu söyleyerek alt kademelerin kendisine bağlılığını göstermeye çalıştı.

Çevrim içi tartışmalar kısıtlandı; sosyal medya platformları Zhang’la ilgili arama sonuçlarını ve yorumları filtreledi.

Konuya ilişkin yayımlanan az sayıdaki resmi başyazı, ilk olarak Yan’an’da modellenen ideolojik arınma kampanyasına atıfta bulunuyor ve tasfiyenin özünde Şi’nin parti içindeki güçlü bir imparatorluk olan ordu üzerindeki kontrolünün yattığını ima ediyor.

"Hasta ağaçların kökünden sökülmesi"

Halk Kurtuluş Ordusu Gazetesi’nin birinci sayfasındaki bir başyazı, soruşturmayı gerekli bir hamle olarak niteledi; yaşananları "ordunun reforme edilmesi” için “hasta ağaçların kökünden sökülmesi” ve “gizli kanserin temizlenmesi” süreci olarak tanımladı.

Aynı gazetede yayımlanan bir başka başyazı ise Şi’nin liderliğini ordu için “gücün, yönün ve geleceğin kaynağı” olarak tanımladı.

Jeopolitik risk danışmanlık firması Garnaut Global’in kurucusu John Garnaut, “Bay Şi gelecekteki muharebeler için mutlak ideolojik birlik ve kişisel sadakate dayalı bir temel inşa etmesi gerektiğine inanıyor” diye yazdı. Partinin kullandığı dilin, Şi’nin gençliğinde devrimci bir savaşçının oğlu olarak benimsediği Maoist ve Stalinist yöntemlere dayandığını gösterdiğini belirtti.

Şi, teamülleri alaşağı etti

İktidardaki 13 yılı boyunca Şi, 1948’e kadar Komünist Parti’nin başlıca devrimci üssü olan Yan’an’a sık sık atıfta bulundu; bunu hem kadroları tasfiye etmesine ilham kaynağı olarak hem de parti içinde Mao geleneğinde kendi üstün otoritesini işaret etmenin bir yolu olarak kullandı. Parti lideri olarak üçüncü dönemini güvence altına alarak teamülleri bozduktan sonra, en üst düzey yetkilileriyle birlikte kenti ziyaret etti.

Şi ve Zhang, 2024’te Çin ordusunda “siyasi çalışma” üzerine sembolik anlamı ağır bir toplantı için Yan’an’a birlikte hac ziyareti de yaptı. Şi, daha sonra tasfiye edeceği üç kıdemli generalin de aralarında bulunduğu üst düzey askeri yetkililere devrimci misyonlarını hatırlamalarını öğütledi.

Bu gezide Mao ve Zhou Enlai gibi devrimci liderlerin eski konutlarını ziyaret eden Şi, partinin “ordu üzerindeki mutlak liderliğinin” önemini vurguladı.

Washington’daki American University’den Çin Komünist Partisi tarihçisi Joseph Torigian, “Şi Cinping, o mirası ve o tür kampanyayı partinin en büyük hazinelerinden biri olarak görüyor. Tarihe dönmek ve o yöntemleri kullanmak istiyor. Bunu doğru yapabileceğini düşünüyor.” dedi.

Mao'nın “siyasi güç silahın namlusundan doğar” öğretisini takip ediyor

Mao’dan bu yana her lider için Halk Kurtuluş Ordusu üzerinde kontrol sağlamak kilit zorluk oldu. Mao, ordunun önemini “siyasi güç silahın namlusundan doğar” diyerek ölümsüzleştirmişti. Yue, Şi’nin selefi Hu Jintao’nun orduyu yönetmekte zorlandığını ve komisyonun iki başkan yardımcısı tarafından saf dışı bırakıldığını savundu.

“Bu dersi daha önce yaşadık,” diyen Yue, Zhang’ın Şi’nin ordu üzerindeki hakimiyetini zayıflatmaya çalışmış ve başarısız olmuş olabileceğini ileri sürdü. Zhang’ın “pürüzsüz” biçimde devrilmesinin, “Şi Cinping’in liderliğini sarsmanın ne kadar imkansız olduğunu” gösterdiğini söyledi.

Yue, “Gücü zayıflatma girişimi başarılı olmadı. Bunun yerine felaketle sonuçlandı” dedi.

Şi, 2012’de iktidara geldiğinden bu yana, askeri harcamalar hızla artarken yolsuzluğun yükselişe geçtiği orduda yoğun bir temizlik kampanyası yürüttü. Şi Cinping, Çin’in çıkarlarını (örneğin Tayvan üzerindeki iddiasını) savunabilecek 21. yüzyıla uygun, savaşa hazır bir güç inşa etme hedeflerinden biri için mutlak sadakati hayati görüyor.

Ve Pekin’in Amerika Birleşik Devletleri ile doğrudan rekabet ettiği bir dönemde, kriz ve olası çatışma zamanlarında ordunun sadakatini güvence altına almak daha da önemli.

Çinli askeri uzman Song Zhongping, “Parti her zaman silahı komuta etmelidir, asla tersi değil” dedi.

Şi, Yan’an ruhundan söz ettiğinde, Yan’an’da binlerce parti üyesinin psikolojik açıdan acımasız öz eleştiri oturumları yoluyla tasfiye edilmesinin ve hatta bazılarının intihara sürüklenmesini göz ardı ediyor.

Tayvan’daki Academia Sinica Siyaset Bilimi Enstitüsü’nde Çin elit siyaseti uzmanı Wen-Hsuan Tsai’ye göre, Şi bu siyasi telkin yöntemlerinin bazılarını kullanıyor; kişiselleştirilmiş doktrini Şi Cinping Düşüncesi üzerine zorunlu çalışma oturumları düzenliyor ve Şi’nin talimatlarını ihlal eden akranların ya da üstlerin ihbar edilmesini teşvik ediyor.

Tsai, “Bu, tüm partiyi karşılıklı ihbar yargılamasına dönüştürüyor; kimseye güvenilemez. Ne anne babanıza, ne üstlerinize, hiç kimseye. Onun türündeki bir rejim, korkuyu sürdürmek için sürekli düşmanlara ve tasfiyelere ihtiyaç duyar” dedi.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER