Çekilmeye rağmen gerilim sürüyor: Yemen’in güneyindeki ayrılıkçılardan bağımsızlık için referandum planı

BAE destekli Güney Geçiş Konseyi, kuzeyden ayrılmak için iki yıl içinde referandum hedeflediklerini duyurdu. Açıklama, Suudi Arabistan destekli güçlerin stratejik Hadramut bölgesini geri almak için operasyon başlattığı bir dönemde geldi.

Çekilmeye rağmen gerilim sürüyor: Yemen’in güneyindeki ayrılıkçılardan bağımsızlık için referandum planı

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Yemen’in güneyindeki ayrılıkçı hareket, ülkenin kuzeyinden bağımsızlık için iki yıl içinde referandum düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Güney Geçiş Konseyi’nin (STC) açıklaması, Suudi Arabistan destekli hükümet güçlerinin geçen ay ayrılıkçılar tarafından ele geçirilen bölgeleri geri almak üzere askeri operasyon başlattığı bir süreçte yapıldı.

STC tarafından cuma günü yapılan açıklama, hareketin Yemen’den ayrılma niyetini şimdiye kadarki en açık ifadelerle ortaya koyarken, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan tarafından krizin tırmandırılması olarak değerlendirilebileceği yorumlarına yol açtı.

Reuters'ın aktardığına göre açıklama, hükümetin Suudi askeri desteğiyle, ayrılıkçıların geçen ay kontrol altına aldığı en kritik bölgelerden biri olan Hadramut vilayetini geri almak için operasyon başlattığını duyurmasından saatler sonra geldi. Petrol üretimi yapılan Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alıyor ve Suudi Arabistan sınırına komşu olması nedeniyle stratejik önem taşıyor.

Güç dengesi değişti

Ayrılıkçıların Aralık ayı başındaki sürpriz ilerleyişi, on yılı aşkın süredir savaşın sürdüğü Yemen’de güç dengelerini değiştirdi. Bu gelişme, Husilere karşı oluşturulan koalisyonu parçalarken, Körfez müttefikleri Suudi Arabistan ile BAE arasındaki görüş ayrılıklarını da açık biçimde ortaya koydu.

Yemen uzun süredir, İran destekli Husilerin kontrolündeki kuzey bölgeleri ile güneyde hükümet güçleri ve Körfez ülkeleri tarafından desteklenen farklı gruplar arasında fiilen bölünmüş durumda.

Bir dönem bölgesel güvenliğin iki ana direği olarak görülen Suudi Arabistan ve BAE, son yıllarda petrol kotalarından jeopolitik meselelere kadar birçok alanda farklılaşan çıkarlar nedeniyle karşı karşıya gelmişti. STC’nin açıklamasına ilişkin Yemen hükümeti ve Suudi yetkililerden ilk etapta bir yorum gelmedi.

Yemen’in resmi Saba haber ajansı, Suudi Arabistan destekli Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, “güney meselesinin çözümü” amacıyla Riyad’da bir forum düzenlenmesi için Suudi Arabistan’a resmi başvuruda bulunduğunu bildirdi. El-Alimi, forumun BAE destekli ayrılıkçı hareket dahil olmak üzere tüm güneyli grupları “ayrım gözetmeksizin” bir araya getirmesini umduğunu ifade etti.

Bu talep, STC lideri Aidarus el-Zubeydi’nin “tek taraflı adımlar” attığını savunan bazı güneyli siyasi grupların Riyad’da diyalog çağrısı yapmasının ardından geldi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da başvuruyu memnuniyetle karşıladığını açıklayarak, güneyli taraflara foruma katılım çağrısı yaptı.

Hadramut’ta çatışmalar sürüyor

Uluslararası tanınırlığa sahip hükümete bağlı Hadramut Valisi, cuma günü yaptığı açıklamada, bölgede kontrolü yeniden sağlamak için operasyon başlattıklarını ve kilit bir askeri üssün ele geçirildiğini duyurdu. Suudi Arabistan destekli yerel bir aşiret gücü ile STC, operasyonun hava saldırılarıyla desteklendiğini bildirdi.

STC Sözcüsü Muhammed el-Nakib, güçlerinin bölgede tam alarm durumunda olduğunu belirterek, sert karşılık vermeye hazır oldukları uyarısında bulundu.

Petrol üretimi yapılan Hadramut’un Suudi Arabistan sınırına komşu olması ve birçok Suudi ailesinin kökenlerinin bu bölgeye dayanması, vilayete Riyad açısından hem stratejik hem de sembolik önem kazandırıyor. Bölgenin geçen ay STC tarafından ele geçirilmesi, Suudi Arabistan tarafından doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmişti.

BAE çekildi, gerilim sürüyor

BAE, geçen hafta Yemen’de kalan son birliklerini de çekeceğini açıklamıştı. Bu karar, Suudi Arabistan’ın Emirlik güçlerinin 24 saat içinde ülkeden ayrılması çağrısını desteklemesinin ardından geldi ve iki Körfez ülkesi arasındaki en ciddi kamuoyu önünde yaşanan krizlerden biri olarak kayda geçti.

BAE’nin çekilme kararı gerilimi geçici olarak azaltmış olsa da, Yemen sahasındaki gruplar arasındaki anlaşmazlıklar devam ediyor. Suudi Arabistan ve BAE’nin OPEC içindeki kilit rolleri nedeniyle, aralarındaki gerilimin petrol politikalarında da etkili olabileceği değerlendiriliyor. OPEC+ üyesi ülkelerin, ilk çeyrek üretim seviyelerini koruma kararını pazar günü yapılacak çevrim içi toplantıda uzatması bekleniyor.

Öte yandan, Husilerin kontrolü dışındaki bölgelerin ana hava bağlantı noktası olan Aden Uluslararası Havalimanı’nda uçuşlar durdurulmuş durumda. STC ile Suudi Arabistan, hava trafiğinin kesilmesinden karşılıklı olarak birbirini sorumlu tutuyor. Uçuşların askıya alınmasının, hükümetin Aden ile BAE arasındaki seferlere getirdiği yeni kısıtlamalarla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Sorun tarihsel niteliğe sahip 

The Guardian’ın analizine göre, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında Yemen’in geleceği konusunda yıllardır süren örtük rekabet, güneyde bağımsız bir devlet ilanı ihtimaliyle birlikte açık bir güç mücadelesine dönüştü. Riyad, Yemen’i tarihsel olarak kendi etki alanı içinde görürken, BAE’nin Güney Geçiş Konseyi (STC) üzerinden sahada artan askeri ve siyasi varlığı, Suudi Arabistan açısından ulusal güvenliğe yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Analizde, BAE’nin güneydeki ayrılıkçı hareketi yalnızca ideolojik nedenlerle değil, limanlara erişim, deniz ticaret yolları ve ticari nüfuz alanları üzerinden uzun vadeli stratejik çıkarlar doğrultusunda desteklediği vurgulanıyor.

Guardian’a göre STC’nin Hadramut başta olmak üzere doğuya doğru hızla genişlemesi, fiilen eski Güney Yemen devletinin sınırlarına yakın bir kontrol alanı yaratırken, bu durum Suudi Arabistan için kırmızı çizgilerin aşılması anlamına geliyor. Riyad’ın Mukalla’daki askeri hedeflere yönelik hava saldırıları da bu bağlamda, BAE’ye verilen açık bir siyasi ve askeri mesaj olarak okunuyor. Analizde, BAE’nin Yemen’deki sınırlı askeri varlığını geri çekme kararının sahadaki dengeleri değiştirmeyeceği, zira Abu Dabi’nin STC üzerindeki etkisini vekil güçler aracılığıyla sürdürdüğü belirtiliyor.

Uzmanlara göre bu gerilim, Yemen’in güneyinde yeni bir iç savaş riskini artırırken, iki Körfez ülkesinin Sudan ve Afrika Boynuzu gibi diğer bölgesel dosyalarda da karşı karşıya gelmesine yol açabilecek daha geniş bir rekabetin parçası. Guardian, Suudi Arabistan ile BAE arasındaki ayrışmanın, uzun süredir her iki ülkeyle de savaşan Husiler açısından stratejik bir avantaj yarattığını ve çatışmanın artık son derece tehlikeli bir evreye girdiğini kaydediyor.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER