Berlin'i beş gün 'karartan' sabotaj dünya basınında

Berlin'de aşırı solcu Volkan Grubu'nun gerçekleştirdiği sabotaj sonucu yaşanan 5 günlük elektrik kesintisi, ülkede acil durumlara hazırlık tartışmalarını artırdı. Dünya basınında yapılan yorumlarda da, "Avrupa'nın en büyük ekonomisinin altyapısı nasıl bu kadar savunmasız olabilir?" diye soruldu.

Berlin'i beş gün 'karartan' sabotaj dünya basınında

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Almanya'nın başkenti Berlin'de 100 bin kişiyi etkileyen 5 günlük elektrik kesintisi ülkenin kritik altyapısının kırılganlığını ortaya koyarken, acil durumlara hazırlıklı olma konusundaki tartışmaları artırdı. Berlin'de 3 Ocak'ta elektrik kablolarına yapılan sabotaj sonucu kentin güneybatısında yaklaşık 100 bin kişi, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en uzun elektrik kesintilerinden birini yaşamış, günlerce elektrik ve ısıtmasız kalmıştı.

Elektrik kablolarına yapılan saldırıyı aşırı solcu Volkan Grubu (Vulkan Gruppe) üstlenmişti. Öte yandan, Federal Savcılık, söz konusu saldırıya ilişkin "terör" şüphesiyle soruşturma başlattığını duyurmuştu. Ancak beşinci günün sonunda Stromnetz Berlin, tüm abonelere yeniden elektrik sağlayabilmişti.

Hayat durma noktasına geldi

Bu olay, son dönemin en uzun elektrik kesintisi olarak kayıtlara geçerken, ülkede mağdur vatandaşların barınma ve ısınma gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük hazırlık olmadığını da ortaya koydu. 3-7 Ocak tarihlerinde birçok insan elektrik ve ısıtma olmadan yaşarken, bazıları da otel ve acil durum barınaklarına sığınmak zorunda kaldı. Kapalı dükkanlar, internet ve cep telefonu bağlantılarının kesilmesi, şehrin bazı bölgelerinde yaşamı neredeyse durma noktasına getirdi.

Berlin'deki saldırı, Almanya'nın kritik altyapısının sabotaja ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, muhalefetteki siyasiler, federal hükümet ve İçişleri Bakanlığını ülkeyi krizlere daha dayanıklı hale getirmek için "yeterli olmadığı" konusunda eleştirdi.

Finlandiya, İsveç, Estonya, Letonya ve Litvanya gibi ülkelerde krizlere hazırlık, yıllardır güvenlik ve sosyal politikanın ayrılmaz parçası olurken, bu ülkelerdeki hükümetler, halkı acil durum planları, kendini koruma önlemleri ve tedarik konularında sistematik olarak bilgilendiriyor. Bu ülkelerde düzenli olarak kriz senaryoları üzerinde tatbikatlar yapılıyor, toplum ve ekonomi bu sürece yakından dahil ediliyor.

Söz konusu Avrupa ülkelerini hazırlıklarına rağmen, kıtanın en büyük ekonomisine sahip Almanya’nın bu konuda geride kalması dikkati çekiyor. Alman siyasiler, halkın kriz durumlarına daha iyi hazırlanmasını ve uluslararası modelleri örnek almasını talep ederken, Alman Kızılhaç Örgütü (DRK) sivil savunmaya daha fazla yatırım yapılmasını istiyor.

Yeşiller Partisi parlamento grup başkanı Irene Mihalic, Alman Handelsblatt gazetesine yaptığı açıklamada, Baltık ve İskandinav ülkelerindeki toplumların krizlere hazırlık konusunda “çok daha ileride” olduğunu belirterek, Almanya’da politikacıların acilen onlardan bir şeyler öğrenmesi gerektiğini ileri sürdü. Mihalic, Alman hükümetini, toplumu sabotajla siber saldırılar ve dezenformasyon gibi hibrit tehditlerin tehlikelerine karşı daha iyi hazırlamakta başarısız olmakla suçladı.

Sivil korumaya daha fazla yatırım çağrısı

DRK Başkanı Hermann Gröhe ise Alman Yayıncılar Ağı'na (RND) yaptığı açıklamada, ülkedeki sivil korumaya daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu. Berlin'de 5 gün devam eden elektrik kesintisine dikkati çeken Gröhe, "Bu günler bu tür durumların yönetimi için yedek seçeneklerin ve yeterli malzeme stoklarının ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor." dedi.

Gröhe, elektrik kablolarına yapılan sabotajı hatırlatarak, "Sadece askeri yönlere odaklanmak çok dar bir bakış açısı. Sivil savunma ve afet yardımı toplumsal dayanıklılığın önemli bir bileşeni ve devletin bu temel hizmetleri sağlama sorumluluğunun bir parçası." ifadelerini kullandı.

Almanya'nın eski Başbakanı Angela Merkel döneminde Sağlık Bakanı olarak görev yapan Gröhe, ülke genelinde uzun süreli bir kriz durumunda 5 bin kişiye barınma imkanı sağlayacak en az 10 mobil konteyner kente ihtiyaç olduğunu aktararak, mevcut federal bütçede bunun için herhangi bir fon ayrılmamış olmasını da eleştirdi.

Acil durumlar için hazırlıklar

Birçok vatandaşın söz konusu elektrik kesintisine hazırlıklı olmaması dikkati çekerken, Alman Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi'nin (BBK) krizlere hazırlık önerileri tekrar gündeme geldi. BBK, genel kriz hazırlığı ve özellikle elektrik kesintileriyle ilgili kılavuzlarında, büyük afetler durumunda devlet yardımının her yerde hemen ulaşılamayabileceğini belirtiyor. Bu nedenle vatandaşların en az 10 gün boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi tavsiye ediliyor. Kılavuzlarda, elektrik kesintileri gibi kriz durumlarında kişisel hazırlığın önemli olduğu vurgulanarak, 10 güne kadar yetecek miktarda hijyen ürünü, ilaç, içme suyu ve konserve gıda bulundurulması tavsiye ediliyor.

Elektrik kesintisi sırasında aydınlatma, ısıtma, telefon ve internet bağlantıları, nakitsiz ödeme sistemleri gibi hizmetlerin kesintiye uğradığı hatırlatılan kılavuzlarda, elektrikli aletler olmadan da işlevselliği korumanın önemli olduğu belirtiliyor. Kılavuzlarda, dijital altyapı olmasa bile bilgiye ulaşabilmek için nakit para, radyo, el fenerleri ve yedek piller bulundurulması yönünde öneriler sunuluyor. Elektrik olmadan da yemek pişirilmesini, ısınmayı sağlayan gaz veya kamp ocakları, termoslar ve sıcak battaniyeler de tavsiyeler içinde yer alıyor.

Beş günlük kesinti dünya basınında 

Almanya'nın başkenti Berlin'de 100 bin kişiyi etkileyen elektrik kesintisi, dünya basınında geniş yer buldu. İngiliz kamu yayıncısı BBC, soğuk kış günlerinde Berlin'de yaşanan elektrik kesintisinin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından "tarihin en uzun kesintisi" olduğunu belirterek 5 günlük kesintinin ardından evlere elektrik verilebildiğini ifade etti.

Olayın Almanya'nın sabotaj saldırılarına karşı "savunmasızlığını" gündeme getirdiğini ifade eden BBC, elektrik kesintisinden etkilenen yapılar arasında okul, hastane ve bakımevi gibi önemli kurumların olduğunu vurguladı. Financial Times (FT) gazetesinin "Berlin karanlığa büründü" başlıklı haberinde, "Almanya'yı günlerce etkisi altına alan olay, ülkedeki zayıf enerji altyapısını gözler önüne serdi." ifadeleri kullanıldı.

"Avrupa'nın en büyük ekonomisinin altyapısı nasıl bu kadar savunmasız olabilir?"

The Guardian gazetesi ise Berlin'i günlerdir elektriksiz bırakan saldırı sonrası, vatandaşların "Bu nasıl olabilir?" sorusunun cevabını aradığını belirtti. Almanya'nın 3 önemli soruya cevap veremediğine işaret eden The Guardian, bunların "Asıl sorumlu kim?", "Avrupa'nın en büyük ekonomisinin altyapısı nasıl bu kadar savunmasız olabilir?" ve "Yetkililer böyle bir saldırının tekrar yaşanmasını nasıl önleyebilir?" olduğunu ifade etti.

Çevre ve iklim haberlerine odaklanan Renewables Now da Berlin'deki elektrik kesintisinin ülkedeki kritik altyapı güvenliğine dikkati çektiğini vurguladı. Almanya'da altyapının korunmasına öncelik verilmesi gerektiği ifade edilen haberde, uzmanların Berlin'deki kesintiyi "son derece ciddi" olarak nitelediğini belirtti.

İrlanda kamu yayıncısı RTE, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından en uzun elektrik kesintisini yaşayan Berlin'de 100 bin kişinin dondurucu soğuklarda ısınamadığını aktardı. ABD merkezli yayın kuruluşu CNN ise elektrik kesintisinin sadece haneleri değil, başkentteki ulaşımı ve iletişimi de olumsuz etkilediğini belirtti. Fransız La Tribune gazetesi de saldırıyı üstlenen aşırı sol Volkan Grubu'nun arkasında kimin olabileceği sorusunu yöneltti. İspanya'nın CadenaSer radyosu da Almanya'da sıfırın altında seyreden hava sıcaklıklarında on binlerce insanın elektriksiz kaldığına dikkati çekti. İtalya basını ise soğuk havalara vurgu yaparak Berlin'de 5 günlük kesintinin ardından vatandaşların bugün elektriğe "kavuştuğunu" kaydetti.

3 Ocak'taki saldırı

Berlin'de 3 Ocak'ta elektrik kablolarına yapılan sabotaj sonucu kentin güneybatısında yaklaşık 100 bin kişi, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en uzun elektrik kesintilerinden birini yaşamış, kış ortasında günlerce elektrik ve ısıtma olmadan kalmıştı. Elektrik kablolarına yapılan saldırıyı aşırı solcu Volkan Grubu (Vulkan Gruppe) üstlenmişti. Öte yandan, Federal Savcılık, söz konusu saldırıya ilişkin "terör" şüphesiyle soruşturma başlattığını duyurmuştu. Ancak beşinci günün sonunda Stromnetz Berlin, tüm abonelere yeniden elektrik sağlayabilmişti.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER