İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Bir ömür boyu saklanan kişisel fotoğraflardan iş belgelerine, tıbbi bilgilere, bilimsel araştırma verilerine, ulusal kayıtlara ve kültürel miras verilerine kadar çok uzun süre korunması gereken bilgi sıkıntısı yok.
Ancak bir sorun var: bulutu destekleyen veri merkezleri dahil olmak üzere mevcut uzun vadeli dijital depolama sistemleri manyetik bantlara ve sabit disklere dayanıyor ve her ikisinin de sınırlı bir kullanım ömrü bulunuyor. Bu da verilerin düzenli aralıklarla yeni bantlara ve disklere tekrar tekrar kopyalanmasını gerektiriyor.
The Guardian'ın haberine göre Cambridge’deki Microsoft uzmanları, cam tabanlı uzun vadeli veri depolama yöntemini geliştirdiklerini söylüyor.
Project Silica’nın araştırma direktörü Richard Black, “İnanılmaz bir dayanıklılığa ve inanılmaz bir uzun ömre sahip. Veri, camın içine güvenli şekilde yazıldıktan sonra çok uzun süre güvende kalıyor” dedi.
Black ve meslektaşları Nature dergisinde yayımlanan çalışmalarında sistemin nasıl çalıştığını anlattı. Buna göre veriler, bitler halinde sembol gruplarına dönüştürülüyor ve ardından femtosaniye lazer kullanılarak camın içinde küçük deformasyonlar, yani voxel’ler olarak kodlanıyor. Black’e göre 2 mm kalınlığındaki bir camın içinde yüzlerce voxel katmanı oluşturulabiliyor.
Sistem her voxel’i oluşturmak için tek bir lazer darbesi kullanıyor, bu da yöntemi oldukça verimli hale getiriyor. Ekibe göre lazerin dört bağımsız ışına bölünerek aynı anda yazım yapılması sayesinde teknoloji, saniyede 65,9 milyon bit kayıt yapabiliyor.
Araştırmacılar, 2 mm derinliğinde ve 12 santimetrekarelik erimiş silika cam parçasına 4,84 TB veri depolanabildiğini tespit etti. Çinli araştırmacıların eşlik eden bir makalesine göre bu miktar yaklaşık 2 metre kalınlığında basılı kitaplarda bulunan bilgiye eşdeğer.
Ekip ayrıca Pyrex markasında kullanılan malzeme olan borosilikat cam içinde de voxel oluşturmanın bir yolunu geliştirdi.
Black, “Bu malzeme çok daha yaygın bulunuyor, çok daha ucuz ve üretimi daha kolay” dedi.
Veriler yazıldıktan sonra, cam otomatik bir mikroskop altında taranıyor ve her katmanın görüntüsü bir kamera ile kaydediliyor. Bu görüntüler daha sonra işleniyor ve bir makine öğrenmesi sistemi kullanılarak çözümleniyor.
Ekip, “Yazma, okuma ve çözme dahil tüm adımlar tamamen otomatik olup güvenilir ve düşük çaba gerektiren bir kullanım sağlıyor” diye yazdı.
Araştırmacılar ayrıca veri depolama sisteminin son derece kararlı olduğunu ve deneylerin, lazerin oluşturduğu deformasyonların oda sıcaklığında 10 bin yıldan fazla süre dayanabileceğini gösterdiğini belirtti.
Evde kullanım mümkün değil
Ancak Black, bu teknolojinin ev ofislerinde kullanılmasının olası olmadığını, sistemin büyük bulut şirketleri için tasarlandığını söyledi.
Çalışmaya dahil olmayan Edinburgh Üniversitesi Dijital Kültürel Miras profesörü Melissa Terras ise araştırmayı memnuniyetle karşıladı.
Terras, “Uzun vadeli dijital bilgi yönetimine imkan veren her türlü depolama çözümü heyecan verici, özel bakım gerektirmeden dayanma potansiyeline sahip olması önemli” dedi.
Ancak Terras, gelecekte camın okunmasına yönelik talimatların ve teknolojinin erişilebilir olup olmayacağı gibi potansiyel zorlukların devam ettiğini de ekledi.
Bir başka sorun daha var: Silica’nın geniş ölçekte uygulanabilmesi için ciddi yatırım gerekiyor. Terras, “Gelecek nesillerin bilgi ihtiyaçlarını destekleyecek altyapıyı kurmak için ne sanayi ne de siyasetin yatırım yaptığı bir ekonomik dönemde değiliz” dedi.
YSM HABER MERKEZİ