Yeni gıda trendi “fibermaxxing": Lifli beslenirken nelere dikkat etmeli?

Z kuşağının sindirim ve bağırsak sağlığına odaklanan tüketim alışkanlıkları, “fibermaxxing” akımını ana akıma taşıdı. Gıda devleri lifli ürünlere yönelirken uzmanlar, trendin sınırlarına dikkat çekiyor

Yeni gıda trendi “fibermaxxing": Lifli beslenirken nelere dikkat etmeli?

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Protein odaklı beslenme bir süredir gıda endüstrisinin ana ekseniydi. Ancak 2026’ya girilirken bu tahtın yeni bir talibi var: lif.

Sosyal medyada, özellikle TikTok’ta yayılan “fibermaxxing” akımı, tüketicilerin öğünlerindeki lif miktarını bilinçli biçimde artırmaya çalıştığı yeni bir döneme işaret ediyor.

CNN'e göre tüketici araştırmaları, bu eğilimin yalnızca geçici bir moda olmadığını gösteriyor. Gıda ve içecek araştırma şirketi Dataessential’a göre tüketicilerin yüzde 52’si “fibermaxxing” trendini öğrendikten sonra denemeye istekli olduğunu söylüyor. Yüzde 42’si ise “yüksek lifli” etiketi taşıyan ürünleri daha sağlıklı buluyor.

Araştırma şirketi NIQ’ta sağlık ve wellness alanında çalışan Sherry Frey’e göre bu yönelim, birkaç yıldır biriken eğilimlerin sonucu. Önce sıvı tüketimi ve elektrolit ürünleriyle güçlenen “hidrasyon” dalgası, ardından protein ağırlıklı beslenme yükselişe geçti. Frey, “Doğal bir sonraki adım lifti” diyerek bu geçişi “mükemmel fırtına” olarak tanımlıyor.

Z kuşağının ilgisini belirleyen temel unsur ise sindirim ve bağırsak sağlığı. Frey’e göre genç kuşak, sindirim sisteminin yalnızca fiziksel değil, cilt sağlığı ve bilişsel performansla da ilişkili olduğunu daha iyi kavrıyor. Lifin, kilo verme ilaçlarıyla gündeme gelen GLP-1 hormonunu vücutta doğal yollarla tetiklemesi de bu ilgiyi besleyen unsurlardan biri.

Raflarda lif hamlesi

Perakende sektörü bu değişimi hızla yakaladı. Whole Foods’un 2026 trend raporu, ambalajlarda “lif odaklı” vurguların belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. Online market Thrive Market’te ise “lif” içeren aramaların son bir yılda yüzde 30 arttığı bildiriliyor. Tüketiciler özellikle atıştırmalıklar, barlar ve takviyelere yöneliyor.

Gıda devleri de pozisyon almış durumda. PepsiCo CEO’su Ramon Laguarta, Ekim ayında yaptığı açıklamada “Lif, proteinin yerini alacak” ifadesini kullanmıştı. ABD hükümetinin 2020 verilerine göre kadınların yüzde 90’ından fazlası, erkeklerin ise yüzde 97’si önerilen günlük lif miktarına ulaşamıyor.

Bu açığı gören PepsiCo, lif içeren yeni ürünlerle portföyünü genişletiyor. Poppi satın alımının ardından “Pepsi Prebiotic Cola” adlı lif takviyeli içeceği piyasaya süren şirket, SunChips, Smartfood patlamış mısır ve Propel ürünleri için de lif artırılmış versiyonlar hazırlıyor.

McDonald’s CEO’su Chris Kempczinski’nin 2026 için “lif büyük olacak” öngörüsü ise fast food sektörünün de bu trende mesafeli kalmayabileceğine işaret ediyor.

Atıştırmalıklar yeni cephe

Uzmanlara göre lif yarışının en yoğun yaşanacağı alan atıştırmalıklar olacak. Özellikle baklagillerden ve fasulyeden üretilen cipsler, krakerler ve puff ürünler öne çıkıyor. Ancak burada belirleyici unsur hâlâ tat.

“İnsanlar daha sağlıklı ürünlere biraz daha fazla ödemeye razı,” diyen Frey, “Ama tat yoksa bu fedakârlığı her zaman yapmıyorlar” uyarısında bulunuyor.

Bu noktada market zincirlerinin özel markaları devreye giriyor. Aldi, “daha sağlıklı” soda ve barların benzerlerini kendi markasıyla sunarken, Walmart bitki bazlı içeriklere sahip Bettergoods ürün gamını genişletiyor. Amaç, wellness trendine premium fiyat etiketi olmadan yanıt vermek.

Sağlıklı mı, pazarlama mı?

Beslenme uzmanları lif trendine temkinli yaklaşıyor. Günlük önerilen lif miktarı yetişkin kadınlar için 25 gram, erkekler için 35 gram. Bu açıdan bakıldığında eğilim genel olarak olumlu. Ancak paketli ürünlerin tek başına çözüm olmadığı vurgulanıyor.

ABD’nin yeni beslenme kılavuzları da “gerçek gıdaya” öncelik verilmesini, lifin tam tahıllar ve sebzelerden alınmasını öneriyor. Uzmanlara göre lif ihtiyacını karşılamanın en etkili yolu hâlâ manav reyonunda.

Kısacası, protein hâlâ sahnede. Ancak lif, gıda endüstrisinin yeni yıldızına dönüşme yolunda hızla ilerliyor. Bu kez mesele yalnızca kas değil; bağırsaklar, hormonlar ve uzun vadeli sağlık.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER