Bu haber kez okundu.

Merkez Bankası, 2021 enflasyon tahminini 2,8 puan artırdı

İSTANBULABDULLAH KURT (YSM) - Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın ikinci kendisinin başkan olarak ilk Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısını gerçekleştirdi. Enflasyon Raporu’nda beklenildiği gibi ocak raporundaki yüzde 9,4’lük enflasyon tahmini revize edildi. Ancak 2.8 puanlık revizyonla yüzde 9,4’ten yüzde 12,2’ye çıkarılan 2021 yılsonu enflasyon tahmini yine yüzde 14,4 seviyelerinde olan piyasa beklentilerinin altında kaldı. 2022 yılı için de yüzde 7’den yüzde 7,5’e yükseltilen tahmin yine piyasanın yüzde 10 civarındaki beklentilerinin gerisinde.

Ayrıca Başkan Kavcıoğlu’nun soru cevap kısmında yöneltilen soruların yanıtlarını yazılı önündeki kağıtlardan okuması ve soru sormak isteyen çoğu ekonomist ve gazetecinin sorularını soramamış olması eleştirildi. Toplantıda ekonomistlerin en önemli çıkarımı mayıs Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi yapılmayacağı olurken gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde politika faizi politikasında ise aradaki farka ilişkin belirsizlik sürdü. Nisan PPK’sındakinin aksine Başkan Kavcıoğlu sıkı para politikası duruşunun süreceğine sık sık vurgu yaptı.

Beklentiler piyasanın altında kaldı

Yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısı hem ekonomistlerin hem de gazetecilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 2021 yılsonu enflasyon beklentisinde değişiklik yapılması ve soru-cevap kısmında vereceği mesajların önümüzdeki dönemde para politikasına ışık tutması açısından oldukça önemli bulunan toplantıda Başkan Kavcıoğlu’nun performansı ekonomistlerin eleştirilerine yol açtı. Kavcıoğlu’nun soruların yanıtlarını yazılı metinlerden okudu ve verdiği cevaplar da genellikle aynı vurguları içerdi. Ekonomistler para politikası duruşuna ilişkin büyük mesajlar alamasalar da kısa vadeli faiz indirimi beklentilerinin kırıldığını ancak ekonomik koşullar ve enflasyonda herhangi bir yumuşama olması durumunda faiz indirimlerinin başlayacağına da dikkat çekti.

Bu arada ekonomistler enflasyonda zirve noktasını mayısta beklerken Kavcıoğlu Merkez Bankası’nın nisanda zirvenin görüleceği öngörüsünü paylaştı. Yüzde 17 seviyelerinde nisan ayı enflasyonu ve zirvenin görülmesinin ardından yılsonuna doğru enflasyonda düşüş eğiliminin süreceğini belirten Kavcıoğlu’na karşılık ekonomistler mayısta yüzde 18 seviyelerinde enflasyon beklentisine sahip.

Gıdadan 0.4 puanlık artırıcı etki

Enflasyon Raporu sunumunda Kavcıoğlu, temel varsayımları ve kısa vadeli öngörüleri çerçevesinde, politika faizinin güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edileceği bir görünüm altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağını öngördüklerini belirtti.

Enflasyonun 2021 sonunda yüzde 12,2 olarak gerçekleşeceğini, 2022 sonunda yüzde 7,5'e, 2023 sonunda ise orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağını tahmin ettiklerini aktaran Kavcıoğlu, şunları kaydetti: "Böylece 2021 yılsonu enflasyon tahminini 2.8 puanlık güncellemeyle yüzde 9,4'ten yüzde 12,2'ye yükselttik. Bir önceki rapor dönemine göre Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarına bağlı güncelleme enflasyon tahminini 1.8 puan artırırken, gıda fiyatlarında öngörülen yüksek seyir enflasyon tahminini 0.4 puan yukarı itti. Diğer yandan yönetilen, yönlendirilen fiyatlar büyük ölçüde haberleşme hizmetleri, özel iletişim vergisi artışı ve ocak ayında yapılan tütün ürünlerindeki vergi ayarlamasının yansımalarıyla tahmini 0.1 puan yukarı çekti. Ayrıca, toplam talep koşullarının öngörülenden güçlü seyri nedeniyle çıktı açığı patikasında yapılan yukarı yönlü güncelleme yılsonu tahminine 0.4 puan artırıcı yönde katkıda bulundu." Kavcıoğlu, enflasyon ana eğiliminde bir önceki rapor dönemine göre gözlenen artışın, 2021 sonu enflasyon tahminini 0. 1 puan yükselttiğini söyledi.

2022 enflasyonunda 2021 etkisi

2022 enflasyon tahminini yüzde 7'den yüzde 7,5'e güncellediklerini aktaran Kavcıoğlu, 2021 sonu tahminindeki güncellemenin geçmişe endeksleme davranışına ve ana eğilime etkilerine bağlı olarak 2022 sonu enflasyon tahminini 0.3 puan yukarı çektiğini kaydetti. Kavcıoğlu, "Ayrıca Türk lirası cinsi ithalat fiyatları tahmini 0.3 puan yukarı çekerken, gıda enflasyonu varsayımındaki güncelleme ise tahmini 0.1 puan yükseltmiştir. Buna karşılık çıktı açığındaki güncelleme ise tahmine 0.2 puan azaltıcı yönde katkıda bulunmaktadır" dedi.

Tüm araçlar kararlılıkla kullanılmaya devam edilecek

Şahap Kavcıoğlu, küresel ve yurt içi makroekonomik görünüm çerçevesinde enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkilerin önemini koruduğunu ifade ederek, enflasyon beklentilerindeki mevcut seviyelerin fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerindeki riskleri canlı tuttuğunu söyledi. Başkan Şahap Kavcıoğlu, "Önümüzdeki dönemde de fiyat istikrarı temel amacımız doğrultusunda elimizdeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. Para politikası kararlarımızı şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almayı sürdüreceğiz" dedi.

Küresel risk iştahındaki dalgalı seyrin Türkiye ekonomisine yansımaları dikkate alındığında, dezenflasyon odaklı para politikası duruşunun, ülke risk primi ve dış finansman imkanlarında kalıcı iyileşme için kritik önem arz ettiğini vurgulayan Kavcıoğlu, “Küresel finansal koşullardaki dalgalanmaların, gelişmekte olan ülkeler üzerinde daha fazla risk oluşturması nedeniyle sıkı para politikası duruşunun enflasyonda düşüş önceliğiyle kararlılıkla sürdürülmesi, söz konusu oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir" dedi.

Sanayide yatırım iştahı olumlu sinyaller veriyor

Salgının belli hizmet sektörlerinde istihdamı sınırlayıcı etkisine karşılık, sanayi firmalarının yatırım iştahının olumlu sinyaller verdiğini söyleyen Kavcıoğlu, geçen yılın ikinci yarısında toparlanmaya başlayan yatırım talebinin, yılın ilk çeyreğinde güç kazandığını, bu dönemde, yatırım amaçlı kredi talebinin arttığını ve büyük firmalarda daha belirgin olmak üzere yatırım eğiliminin güçlendiğini söyledi. Kavcıoğlu, ihracatın ise yılın ilk çeyreğinde bölge ve sektörler geneline yayılarak artışını sürdürdüğünü ifade etti.

Bireysel kredilerdeki büyüme mercek altında

TCMB Başkanı Kavcıoğlu, kredilerin büyüme hızının ve kompozisyonun kritik önemde olduğunu vurgulayarak, "2020 üçüncü çeyreğinden başlayarak atılan parasal sıkılaştırma adımlarına ve koordineli olarak yürütülen diğer politikalara bağlı olarak kredi büyümesi önemli ölçüde yavaşlamış, ocak ayı sonlarından itibaren ise yeniden artış eğilimine girmiştir. Son dönemde ticari kredilerde ılımlı bir seyir gözlenirken, finansal koşullardaki sıkılaşmaya rağmen bireysel kredi büyümesinde yükseliş eğilimi sürmektedir. Bu dönemde ihtiyaç kredileri de görece yüksek bir oranda artarken, konut kredileri geçen yılın son çeyreğinde kaydettiği yavaşlamadan sonra zayıf seyretmektedir. Ticari kredilerdeki artışın ise güçlü seyreden faaliyete bağlı olarak işletme sermayesi amaçlı kullanılmasının yanı sıra, son dönemde giderek daha fazla oranda yatırım amaçlı olarak kullanılması, verimlilik ve sürdürülebilir büyüme açısından memnuniyet vericidir." Soru cevap bölümünde ise Kavcıoğlu, bireysel kredilerdeki büyümeyi mercek altına aldıklarını ve gerekmesi halinde seçici ve hedefli tedbirler alınabileceğini vurguladı.

Piyasayı izliyoruz, piyasa bizi izliyor

Bu yıl içerisinde faiz indiriminin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Kavcıoğlu, daha önce yaptığı açıklamada nisan ve sonrasındaki aylarda Para Politikası Kurulu (PPK) kararlarıyla ilgili hemen faiz indirecek şekilde önyargılı bir yaklaşımı doğru bulmadığını açıkladığını anımsattı. Kavcıoğlu, para politikası kararlarının PPK tarafından makroekonomik gelişmelere yönelik mevcut bilgi ve veri seti dikkate alınarak verildiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Piyasayı izliyoruz, piyasa bizi izliyor, kurumsallık içerisinde kararlarımızı vereceğiz. Hükümetle belirlenen orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkıya bağlıyız ve bunun da sürdürülebilir bir büyüme için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Bu kapsamda son PPK kararında 'enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturmaya devam edilecektir' cümlesiyle yönlendirme açısından net bir duruş sergiledik ve bunu da sürdürmeyi düşünüyoruz."

Hiç taviz vermeden sıkı duruş sürecek

Para politikasını enflasyondaki düşüşün sürekliliğini temin edecek bir sıklık üzerinde belirlemeye devam edeceklerine dikkati çeken Kavcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun üzerinde çok tereddüt ediliyor ama bu konuda hiç taviz vermeden sıkı duruşumuzu sürdüreceğiz. Bu kapsamda enflasyon üzerindeki ithalat fiyatları ve döviz kuru kaynaklı birikimli etkileri önemli ölçüde zayıflayacağı bir görünüm öngörüyoruz. Mevcut görünümü değerlendirdiğimizde, enflasyon ve beklentilerinin mevcut seviyeleri sıkı bir para politikası duruşu gerektirmektedir. Şu ana kadar atılmış olan politika adımlarının etkilerini gözlemleyeceğiz. Mevcut parasal duruşun krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin önümüzdeki dönemde belirginleşeceğini öngörüyoruz. Bu politikalar ışığında da yıl sonuna doğru gerekli adımları politika adımlarımız çerçevesinde atmaya devam edeceğiz."

Çok önem atfedilmesine biraz da şaşırıyorum

Nisan PPK’sında gerekirse ek sıkılaştırma yapılır ifadesinin kaldırılmasının hatırlatılması üzerine Kavcıoğlu, “Bulunduğumuz noktada parasal duruşumuza ilişkin iletişimimizi güçlendirdiğimizi söyleyebilirim. Enflasyon hedeflemesi rejiminde doğru olan yapılır. Bu nedenle böyle bir cümlenin PPK duyurusunda olmamasına çok önem atfedilmesine açıkçası biraz da şaşırıyorum. Daha önceki ifadeyi değiştirirken bunu özellikle ifade etmek istedim. Sıkı duruşumuzda herhangi bir değişiklik olmadığını çok net ifade edeyim. Daha önemlisi de bütün paydaşlarımıza çok net mesaj vermeye çalışıyoruz. Bunu da şeffaf ve öngörülebilir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Değerlendirmelerimizi bu bağlamda alıp, sıkı duruşumuzda hiçbir şekilde taviz vermeyeceğimizi her seferinde ifade ettiğimiz noktayı daha fazla öne çıkarırsanız memnun olurum."

Reeskont kredileri ile rezerv biriktiriliyor

Şahap Kavcıoğlu, Merkez Bankasının rezerv satışı hakkındaki bir soru karşısında, şu değerlendirmelerde bulundu: "Rezervlerle ilgili konu çok konuşuldu. Şunu belirtmek isterim ki finansal istikrara katkı sağlamak ve para politikası aktarım mekanizmasını güçlendirmek adına rezervlerin güçlendirilmesinin önemli olduğunu biliyoruz ve bu anlamda da rezervleri hem çeşitlendirecek hem de daha güçlendirecek çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Bu anlamda da Merkez Bankası olarak 2021 yılı Para ve Kur Politikası metninde belirlenen ve çizilen çerçeveye bağlı kalmaya devam edeceğiz. Rezerv biriktirme kapsamında reeskont kredileri ile halihazırda rezerv birikimi gerçekleştirilmektedir. Burada da reeskont kredilerinden rezerv biriktirmenin geçmiş yıllara göre azaldığı yönünde televizyonlarda bazen yapılan yorumlar dikkatimi çekiyor. Böyle bir azalma yok. Yine 21 milyar dolar civarında bu yıl da rezervlerimiz oluşacaktır. Bu azalma ifadesini nereden buluyorlar ona da şaşırdığımı ifade edeyim. Dolayısıyla en önemli kaynaklarımızdan biri reeskont kredileri ve onun dışındaki diğer kalemlerde de rezervlerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz."

İhtiyatlı duruşun öneminin arttığı döneme giriyoruz

Yükselen küresel enflasyon beklentilerinin, gelişmiş ülke para politikalarına ilişkin belirsizliklere, uzun vadeli tahvil getirilerinde yükselişe ve küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açtığını ifade eden Kavcıoğlu, şunları kaydetti: "Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturmakta ve makro dengeleri daha fazla kırılganlık içeren ülkeler bu şoklardan daha olumsuz etkilenmektedir. Bu görünüm altında, küresel finansal piyasalarda veri duyarlılığının ve buna bağlı oynaklıkların devam edeceği, dolayısıyla para politikasında ihtiyatlı duruşun öneminin arttığı bir döneme girdiğimizi değerlendiriyoruz" diye konuştu. Kavcıoğlu, bir önceki rapor döneminden bugüne, gelişmiş ülkelerin uzun vadeli tahvil getirilerindeki artışın, gelişmekte olan ülkelere portföy girişlerini sekteye uğrattığını ve hisse senedi piyasasına girişlerin devam ettiği Çin hariç tutulduğunda, gelişmekte olan ülkelerde şubat ayından itibaren portföy hareketlerinin çıkış yönüne döndüğünü söyledi.

YSM HABER MERKEZİ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol