Japonya nadir toprak arayışı için denize açıldı

Sanayi için hayati minerallerde Çin arzı sıkılaşırken, nadir toprak içeren deniz tabanı çamuru testi dünyada bir ilk olacak.

Japonya nadir toprak arayışı için denize açıldı

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Japonya, kritik minerallerde Çin’e bağımlılığını azaltma hedefi kapsamında önemli bir adım attı. Nadir toprak elementleri bakımından zengin deniz tabanı çamurunu incelemek üzere bir Japon madencilik gemisi pazartesi günü uzak bir mercan atolüne doğru yola çıktı. Adım, Pekin’in arzı sıkılaştırdığı bir dönemde Tokyo’nun China’ya olan bağımlılığını azaltma çabasının parçası olarak görülüyor.

Reuters'ta yer alan habere göre, test gemisi Chikyu, Tokyo’nun yaklaşık 1.900 kilometre güneydoğusunda yer alan Minamitori Adası açıklarında bir ay sürecek görev yürütecek. Bu sefer, dünyada ilk kez 6 kilometre derinlikten nadir toprak içeren deniz tabanı çamurunun kesintisiz şekilde bir gemiye çıkarılmasını hedefliyor.

Japonya, Batılı müttefikleri gibi, otomobil, akıllı telefon ve askeri ekipman üretiminde hayati öneme sahip minerallerde Çin’e olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Bu çabalar, Tokyo ile Pekin arasında yaşanan ciddi diplomatik gerilim nedeniyle daha da aciliyet kazandı.

Hükümet destekli projenin başındaki Shoichi Ishii, geminin Shizuoka Limanı’ndan, karlı Fuji Dağı manzarası eşliğinde ayrıldığı sırada Reuters’a yaptığı açıklamada, “Yedi yıllık istikrarlı hazırlığın ardından nihayet doğrulama testlerine başlayabiliyoruz. Bu çok duygulandırıcı” dedi. Ishii, projenin başarıya ulaşması halinde Japonya’nın nadir toprak tedarikini çeşitlendirmesi açısından büyük önem taşıyacağını, 6 kilometre derinlikten mineral çıkarılmasının ise ciddi bir teknolojik başarı olacağını vurguladı.

130 mürettebat ve araştırmacının bulunduğu geminin 14 Şubat’ta limana dönmesi planlanıyor.

Çin’e bağımlılığı azaltmak kolay olmayacak

Geçen hafta Çin, sivil ve askeri kullanım özelliği taşıyan, aralarında bazı kritik minerallerin de bulunduğu ürünlerin Japonya ordusuna ihracatını yasakladı. Wall Street Journal ise Pekin’in Japonya’ya yönelik nadir toprak ihracatını daha geniş çapta kısıtlamaya başladığını bildirdi.

Japonya, Çin’in “çift kullanımlı” ürünlere yönelik yasağını kınarken, Pekin’in henüz doğrulamadığı veya yalanlamadığı daha kapsamlı ihracat kısıtlaması iddiaları hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Buna karşın Çin devlet medyası, böyle bir adımın değerlendirildiğini yazdı.

Konuya yakın kaynaklara göre, G7 ülkelerinin maliye bakanları da pazartesi günü Washington’daki toplantıda nadir toprak tedarikini ele alacak.

Japonya, nadir topraklar konusunda Çin ile gerilim yaşamaya yabancı değil. 2010 yılında, Doğu Çin Denizi’ndeki ihtilaflı adalar yakınında yaşanan bir olayın ardından Çin, ihracatı kısıtlamıştı. O tarihten bu yana Japonya, Çin’e bağımlılığını yüzde 90’dan yüzde 60’a düşürdü; Avustralya’daki projelere yatırım yaptı, geri dönüşüm ve daha az nadir toprak gerektiren üretim süreçlerini teşvik etti.

Ancak Minamitori Adası projesi, ilk kez Japonya içinde nadir toprak temin etmeyi hedefliyor. Nomura Araştırma Enstitüsü’nden Takahide Kiuchi, “Temel çözüm, nadir toprakları Japonya içinde üretebilmek” derken, yeni ihracat kontrollerinin genişlemesi halinde Japon şirketlerinin yeniden Çin’den uzaklaşmaya çalışacağını, ancak bunun kolay olmayacağını söyledi. Analistlere göre özellikle elektrikli ve hibrit araç motorlarında kullanılan bazı ağır nadir topraklarda Japonya neredeyse tamamen Çin’e bağımlı durumda; bu da ülkenin otomotiv sektörü için ciddi bir risk oluşturuyor.

Uzun vadeli bir proje

2010’daki krizin ardından Japon hükümeti ve özel sektör, miktarlarını açıklamamakla birlikte, nadir toprak stokları oluşturdu. Çarşamba günü Japon madencilik sektörünün yeni yıl buluşmasında konuşan bazı sektör yöneticileri, çeşitlendirme çabaları ve stoklar sayesinde olası bir arz kesintisine geçmişe kıyasla daha hazırlıklı olduklarını söyledi.

Ancak Ticaret Bakanlığı’nda ekonomik güvenlikten sorumlu üst düzey yetkili Kazumi Nishikawa, şirketlere tedarik zincirlerini çeşitlendirme konusunda sürekli hatırlatma yapılması gerektiğini belirtti. Nishikawa, “Bazen bir olay oluyor, iş dünyası tepki veriyor; ama olay geçince unutuluyor. Sürekli çaba göstermemiz gerekiyor” dedi.

Hükümetin 2018’den bu yana yaklaşık 40 milyar yen (250 milyon dolar) harcadığı Minamitori Adası projesi de uzun vadeli bir yatırım olarak görülüyor. Tahmini rezerv miktarı açıklanmadı ve henüz bir üretim hedefi belirlenmedi. Ancak proje başarılı olursa, Şubat 2027’de tam ölçekli bir madencilik denemesi yapılacak.

Daha önce yüksek maliyetler nedeniyle ekonomik görülmeyen deniz tabanı çamurunun çıkarılması, Çin kaynaklı arz kesintilerinin sürmesi ve alıcıların daha yüksek fiyat ödemeye razı olması halinde önümüzdeki yıllarda uygulanabilir hale gelebilir.

Çin’in projeyi yakından izlediği de belirtiliyor. Ishii, geminin geçen yıl haziranda ada çevresinde araştırma yaparken Çin donanmasına ait gemilerin bölgeden geçtiğini söyledi. “Bu tür yıldırıcı adımların atılması bizde güçlü bir kriz algısı yarattı” diyen Ishii’ye karşılık Pekin, faaliyetlerin uluslararası hukuka uygun olduğunu savunarak Japonya’yı “tehditleri abartmaktan kaçınmaya” çağırdı.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER