İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - İran rejimi, geçen haziranda İsrail ve ABD güçlerinin ağırlıklı olarak nükleer tesisleri hedef alan hava saldırılarıyla patlak veren savaşın ardından hızla tırmanan enflasyonun yol açtığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle yeni bir toplumsal huzursuzluk dalgasının baskısı altında bulunuyor.
On yıllardır aralıklarla ülke geneline yayılan protestolara rağmen, İran muhalefeti rakip gruplar ve ideolojik kamplar arasında parçalı bir görünüm sergiliyor. Muhalefetin parçalı yapısı örgütlenmeyi zorlaştırdığı gibi rejim güçlerinin de protestoları bastırmasını kolaylaştırıyor. Reuters İran'ın muhalif güçlerini derledi:
Monarşi yanlıları
İran’ın son şahı Mohammed Reza Pahlavi, 1979’da İslam Devrimi’nin başarıya ulaşmasının ardından ülkeden kaçmış, 1980’de Mısır’da hayatını kaybetmişti. Oğlu Reza Pahlavi, hanedanın devrilmesi sırasında Tavuskuşu Tahtı’nın veliahtıydı. Günümüzde ABD’de yaşayan Pahlavi, şiddet içermeyen sivil itaatsizlik, protestoların sürdürülmesi ve yeni bir yönetim için referandum yapılması yoluyla rejim değişikliği çağrısında bulunuyor.
Pahlavi’nin özellikle İran diasporası içinde monarşinin geri dönüşünü savunan hatırı sayılır bir destekçi kitlesi bulunuyor. Ancak bu fikrin ülke içinde ne ölçüde karşılık bulduğu belirsiz. Nüfusun büyük bölümü devrim öncesi dönemi hatırlayacak yaşta değil ve İran, Pahlavi’nin babasının ülkeyi terk ettiği 47 yıl öncesinden çok farklı bir görünüme sahip. Bir kesim o dönemi nostaljiyle anarken, diğerleri eşitsizlikleri ve baskıyı da hatırlıyor. Ayrıca monarşi yanlıları arasında da ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.
Halkın Mücahitleri Örgütü
1970’lerde Şah yönetimine ve ABD hedeflerine yönelik bombalı saldırılar düzenleyen sol eğilimli güçlü bir hareket olan Halkın Mücahitleri, zamanla diğer muhalif gruplarla yollarını ayırdı. Farsça adıyla Mujahideen-e Khalq (MEK/MKO) olarak bilinen örgüt, 1980-88 İran-Irak Savaşı sırasında Irak’ın safında yer alması nedeniyle, İslam Cumhuriyeti’ne karşı olan birçok İranlının dahi tepkisini çekiyor.
Örgüt, 2002 yılında İran’ın gizli bir uranyum zenginleştirme programı olduğunu ilk kez kamuoyuna açıklayan yapı olarak öne çıkmıştı. Ancak uzun süredir İran içinde aktif bir varlık gösterdiğine dair işaret bulunmuyor. Lideri Mesud Recevi 20 yılı aşkın süredir kamuoyunun karşısına çıkmazken, örgütün yönetimini eşi Maryam Rajavi devralmış durumda. İnsan hakları örgütleri, MEK’i “tarikat benzeri” uygulamalar ve mensuplarına yönelik ihlallerle suçluyor; örgüt ise bu iddiaları reddediyor. MEK, Batı ülkelerinde etkin olan İran Ulusal Direniş Konseyi’nin de ana gücünü oluşturuyor.
Etnik azınlıklar
İran’daki çoğunluğu Sünni olan Kürt ve Beluç azınlıklar, Tahran’daki Farsça konuşan Şii yönetimle uzun süredir gerilim yaşıyor. Ülkenin batısında çoğunlukta oldukları bölgelerde bazı Kürt gruplar, İslam Cumhuriyeti’ne karşı uzun yıllardır muhalefet örgütlenmeleri yürütüyor; zaman zaman güvenlik güçleriyle silahlı çatışmalar yaşanıyor.
Pakistan sınırındaki Belucistan’da ise Tahran’a muhalefet, Sünni din adamlarının daha fazla alan talep eden siyasi hareketlerinden, El Kaide bağlantılı silahlı cihatçı gruplara kadar uzanan geniş bir yelpazede seyrediyor. Büyük protesto dalgaları sırasında Kürt ve Beluç bölgeleri sıklıkla en sert eylemlere sahne oluyor. Ancak her iki bölgede de Tahran yönetimini doğrudan tehdit edecek birleşik ve merkezi bir muhalefet hareketi bulunmuyor.
Protesto hareketleri
Son on yıllar boyunca yüz binlerce İranlı, farklı dönemlerde kitlesel protestolar için sokaklara çıktı. 2009’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla Tahran ve diğer kentlerde büyük gösteriler düzenlendi. Dönemin Cumhurbaşkanı Mahmoud Ahmadinejad’a karşı rakibi Mir Hüseyin Musevi’yi destekleyen “Yeşil Hareket” kısa sürede bastırıldı; Musevi ve eski Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi ev hapsine alındı. İslam Cumhuriyeti sistemi içinde demokratik reform talep eden bu hareket, bugün büyük ölçüde etkisini yitirmiş kabul ediliyor.
2022 yılında ise bu kez kadın hakları merkezli protestolar ülkeyi sardı. “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla aylarca süren eylemler, geniş katılıma rağmen belirgin bir örgütlenme ya da liderlik ortaya çıkaramadı; protestocuların büyük bölümü gözaltına alınıp hapse atıldı. Muhaliflerin karmaşık yapısı, İran’da artan hoşnutsuzluğa rağmen muhalefetin neden hâlâ dağınık bir görünüm sergilediğini de ortaya koyuyor.
YSM HABER MERKEZİ