Dijital teknoloji parayı nereye götürüyor?

Teknoloji ve beraberinde getirdiği yenilikler, günlük hayatın geri dönülemez bir parçası olmaya devam ediyor. Dijital dönüşümün alışkanlıklara ayak uydurarak daha pratik çözümler sunması, bu hızlı tempoda kolayca benimseniyor.

Bu gelişmelerden belki de en önemlisi ödemeler alanında gerçekleşiyor. Yıllardır milyarlarca insan tarafından kullanılan nakit para, dijital ödeme sistemlerindeki yeniliklerle popülaritesini kaybederken, son zamanlarda Türkiye dahil dünyanın her yerinde artarak devam eden kripto para yatırımları da paraya bir alternatif olma çabasında. Bu konjonktürde gelecekte parayı ne bekliyor?

Gelişen teknolojilerle dijital ödeme biçimleri her geçen gün daha fazla yaygınlaşırken pandeminin de etkisiyle tüketicilerin ödeme alışkanlıkları da hızla değişiyor. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre 2020 yılında kartlı ödemeler yüzde 17 büyüyerek 1,15 trilyon liraya ulaştı. İnternetten kartlı ödeme tutarı yüzde 37’lik artışla 260 milyar liraya yükselirken, salgın etkisiyle bir önceki yıla göre temassız ödemelerdeki artış 2,5 kat oldu. Bu alanda hergün değişen veriler, Türkiye’de hem fiziksel hem de online olarak kartlı ödemelerin, hijyenik ve alternatif bir ödeme yöntemi olarak öne çıktığına işaret ediyor.

Söz konusu eğilim dünya genelindeki alışkanlıklarla da paralellik gösteriyor. Statista verileri, dünya genelinde dijital ödemelerin 2021 yılında 6,6 trilyon dolara ulaşacağını öngörürken, halihazırda bir dijital dönüşüm sürecinden geçen Çin’in 2,9 trilyon dolar ile bu pastanın en büyük dilimini alması bekleniyor.

ABD’li danışmanlık şirketi McKinsey’nin 2020 Küresel Ödemeler Raporu da bu trendi destekliyor. Rapora göre 2010 ve 2020 yılları arasında nakit kullanımı Japonya’da yüzde 31,5, Güney Kore’de yüzde 48, Singapur’da yüzde 34 ve Malezya’da yüzde 22,5 azalırken, İsveç, İngiltere ve ABD’li tüketiciler ise aynı dönemde sırasıyla yüzde 84, yüzde 58 ve yüzde 45 daha az nakit kullandılar.

Nakit kullanımındaki bu artışa karşılık dijital ödemelerdeki yükseliş, dijital cüzdanlar gibi yeniliklerin de ödeme biçimlerindeki adaptasyonunu hızlandırıyor. Dünya genelinde 2019’da 2,3 milyar adet olan dijital cüzdan sayısının pandemi etkisi ile birlikte dört yıl içinde yaklaşık 5 milyara ulaşacağı bekleniyor.

Facebook ve Bain & Company verileri, Güneydoğu Asya’da dijital cüzdan kullanımının 2020’de bir önceki yıla kıyasla yüzde 8 artışla yüzde 22’ye ulaştığını gösteriyor. Bu artış, dijital cüzdanları yüzde 34 ile nakit ve yüzde 22,7 ile kartlı ödemelerin arkasında üçüncü sıraya taşıyor. Üstelik bu alanda sadece bankalar da yer almıyor.

Bankaların yanısıra Mastercard, BKM gibi kuruluşlar, telekom operatörleri, epara ve ödeme kuruluşları, yemek kartı firmaları, sadakat programları, perakende ve e-Ticaret markalarının farklı özelliklerdeki dijital cüzdan çözümleri ile de karşı karşıya olduğumuzu unutmamak gerek.

McKinsey raporu da dijital cüzdanların 2023’e kadar yüzde 52,2 ve yüzde 29,6 ile hem e-ticaret hem de fiziksel ödemelerde lider konuma ulaşacağını öngörüyor.

McKinsey raporunda dijital cüzdanların yanında blok zinciri, kripto paralar, sanal bankacılık ve yapay zeka kapsamında harcama ve ödeme alışkanlıklarına yönelik diğer öngörüler de şöyle sıralanıyor:

  • Anlık ödemeler gelişecek
  • Blok zincir ve dijital para adaptasyonu artacak
  • Sanal bankacılık atağa geçecek
  • Makine öğrenimi ve yapay zeka daha da önemli bir hale gelecek

Merkez Bankası dijital paraları üzerinde ciddi geliştirmeler ve regülatif çalışmalar yapılırken bir yandan da milliyetsiz para kavramı konusunda yeni bir pencere açan kripto paralar geleceğin şekillenmesinde önemli rolü olması beklenen ekonomik olarak dijital oyuncular.

Konumuz dijital devrim ile paranın geleceğini değerlendiriken 2009’da hayatımıza giren ve son 11 yılda görülen eşsiz volatilitenin ardından pandeminin de etkisiyle son aylarda rekor üstüne rekor kıran kripto para birimlerinden bahsetmeden olmaz. 2 trilyon dolara yakın piyasa hacmiyle piyasanın belirleyicisi konumunda yer alan Bitcoin, bu yılın başlarında 60 bin dolara yükselerek piyasaya yönelik ilginin yeniden artmasına yol açmıştı.

Aralarında 2008 finansal krizini öngören Nouriel Rouibini dahil olmak üzere birçok ekonomist tarafından bir balon olarak nitelendirilen kripto para birimleri, bazılarına göreyse yıkıcı bir potansiyele sahip.

Statista’nın 74 ülkede kripto para birimleri adaptasyonuna yönelik gerçekleştirdiği anket de kripto para trendinin devam ettiğini ortaya koyuyor. Ankete göre 2020 yılında kripto para kullanımının en yüksek olduğu ülke yüzde 32 ile Nijerya olurken, Nijerya’yı yüzde 21 ile Vietnam ve yüzde 20 ile Filipinler takip etti.

Türkiye’de yüzde 16’lık kripto para kullanımıyla listenin dördüncü sırasında yer alırken, kripto paraların düzenlenmesine ilişkin ülkemizden sinyaller gelmeye devam ediyor. Geçen haftalarda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Türkiye’de faaliyet gösteren kripto para borsalarına bir tebligat göndererek kullanıcı bilgilerini talep ettiği iddia edilmişti. Bu bilgiler arasında TC kimlik numarası, unvan, kayıt zamanı ve cüzdandaki tutarın lira cinsinden değerine kadar önemli bilgilerin yer aldığı öne sürülmüştü. Bu konuda yapılacak düzenlemele çalışmalarına hem Merkez Bankası hem de ilgili Bakanlıklar tarafından devam ediliyor.

Türkiye’nin bir süredir kendi dijital parası üzerinde çalıştığı da bilinen bir gerçek. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kalkınma planı olan, 2019-2023 dönemini kapsayan ve 23 Temmuz 2019’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 11. Kalkınma Planı’nda “blok zincir tabanlı dijital merkez bankası parası” çıkarılması kararı yer almıştı.

Türkiye’nin yanında aralarında Çin, AB, İsveç ve Estonya gibi ülkeler de dijital paralar kapsamında atağa geçmiş durumda. Çin Merkez Bankası (PBoC) 2014’ten beri çalıştığı dijital Yuan’ın ülkenin belirli eyaletlerinde denemelerine başladı. Çin’in dijital parayla anlık ödemelerde çığır açmayı hedeflediği ve ülkenin önde gelen ödeme uygulaması AliPay ile We-Chat’e entegre edilebileceği de küresel basında yer alan haberlerden.

Öte yandan İsveç Merkez Bankası Riksbank da 2017’de üzerinde çalışmaya başladığı e-krona projesini bu yıl tamamlamayı ve sonrasında dijital kronanın kullanımını yaygınlaştırıp yaygınlaştırmama kararını vermeyi hedefliyor.

AB’nin 2022 yılında hız kazanması beklenen dijital Euro projesi de ECB Başkanı Christine Lagarde tarafından destekleniyor fakat Lagarde’ın kripto para birimlerinin oluşturduğu kara para aklama ve terör finansmanı gibi risklerden endişeli olduğu biliniyor. ECB’ye paralel olarak Fed de dijital fiat kapsamında harekete geçmek için küresel bir düzenleme bekliyor.

Estonya Merkez Bankası da dijital para kervanına katılan son ülkelerden. AB üyesi olması sebebiyle dijital Euro olarak da değerlendirilen Estonya’nın CBDC projesi kapsamında blok zinciri şirketi Guardtime ile ortaklık kuracağı belirtiliyor. İki yıl sürecek olan proje kapsamında Guartime’ın Estonya’nın e-devlet işlemlerine çözümler sağlayan teknolojisinin kullanılacağı vurgulanırken, Estonya küresel olarak en güçlü e-devlet altyapısına sahip olduğu için avantajlı bir konumda.

Kağıt paralar ve kredi kartları hayatımızda olmaya devam etse de başta onları tamamlayıcı, zamanla onların yerini alabilecek, merkez bankası dijital para projeleri birer birer hayata geçecek. Bu durum da tüm vatandaşlara, 7-24 global para transferi imkanı, daha geniş yatırım araçları olanakları, finansal desteklere daha rahat ulaşım, daha hızlı, kolay ve güvenli alışveriş imkanı sağlayacaktır.

Kripto paraların sağladığı finansal özgürlük ortamına teknoloji firmalarının dijital paralarıyla kolay kullanım ve hızlı ödeme seçenekleri, Merkez Bankası dijital paralarıyla da güven ve istikrar eklenebilir.

Bu piyasalarda işlem gören dijital finansal varlıklardan üretimine dileyen herkesin donanımsal, yazılımsal ve finansal yükümlülükleri yerine getirerek ortak olabildiklerine 'kripto para' diyoruz. Öte yandan kripto paralardan esinlenenerek dileyen herkesin, belirli sayıda firmanın ya da merkez bankası gibi tek bir kurumun üzerinde tam ya da kısmi kontrolü bulunan, piyasaları da sadece bu yetkili kuruluşlarca düzenlenenlere de 'dijital para' diyoruz. Bu konuyu şu şekilde özetleyebiliriz; Kripto paralar kamuya mal olmuş yani merkeziyetsiz, dijital paralar ise kurumlara mal olmuş yani merkezi dijital finansal varlıklardır.

Sözün kısası, teknolojisiyle paraya yeni bir karşılık getiren ve bugün itibarı ile 9000 adedin üzerinde olan kripto paraların kendi içinde birçok farklı çeşidi var. Hepsinin ortak özellikleri arasında dijjital devrim olarak karşımıza gelmeleri, satınalma ve ulaşım hızındaki şeffaflığı, en önemli özelliği merkeziyetsiz üretilebilir olması yakın geleceğin para kavramının şekillenmesinde etkili faktör olarak ekonomik gücünü ortaya koyacaktır.

Kazancınıza, emeğinize ve geleceğinize doğru yön veriniz! Hoşçakalın...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol