İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Yüzde 17’nin üzerinde düşüşle 2020’den bu yana en sert yıllık gerilemesini yaşamaya hazırlanan Brent petrol vadeli işlemleri, üst üste üçüncü yılı da kayıpla kapatmaya doğru gidiyor. Bu, Brent için şimdiye kadarki en uzun kayıp serisi anlamına geliyor. ABD ham petrolü West Texas Intermediate (WTI) ise yaklaşık yüzde 19’luk yıllık düşüşe yönelmiş durumda.
Reuters'ın haberine göre BNP Paribas emtia analisti Jason Ying, arz artışının normalleşmesi ve talebin yatay seyretmesiyle Brent petrolün ilk çeyrekte varil başına 55 dolara kadar gerileyebileceğini, 2026’nın geri kalanında ise 60 dolar seviyesine toparlanacağını öngörüyor.
“Piyasaya kıyasla kısa vadede daha kötümser olmamızın nedeni, ABD’li kaya petrolü üreticilerinin yüksek seviyelerden hedge yapabilmiş olmaları” diyen Ying, “Bu nedenle kaya petrolü arzı daha istikrarlı olacak ve fiyat hareketlerine karşı daha duyarsız kalacak” ifadelerini kullandı.
Brent ve ABD ham petrolü çarşamba günü sınırlı yükseldi
Brent petrol vadeli işlemleri, yüzde 0,46 artışla varil başına 61,61 dolara yükseldi. ABD ham petrolü WTI ise yüzde 0,48 artışla 58,23 dolardan işlem gördü. LSEG verilerine göre her iki gösterge için 2025 yılı ortalama fiyatları, 2020’den bu yana en düşük seviyelerde bulunuyor.
Piyasa kaynakları, Amerikan Petrol Enstitüsü’nün (API) salı günü yayımladığı verilere atıfla, geçen hafta ABD ham petrolü ve yakıt stoklarının arttığını belirtti. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) ise resmi verileri çarşamba günü açıklayacak.
Petrol piyasaları, eski ABD Başkanı Joe Biden’ın görev süresinin sonunda Rusya’ya yönelik daha sert yaptırımlar uygulamasıyla 2025 yılına güçlü bir başlangıç yapmıştı. Bu adım, Çin ve Hindistan gibi büyük alıcılara yapılan arzı sekteye uğratmıştı.
Ukrayna’daki savaşın enerji piyasalarına etkisi, Ukrayna insansız hava araçlarının Rus altyapısını hedef alması ve Kazakistan’ın petrol ihracatını aksatmasıyla daha da arttı.
Haziran ayında yaşanan 12 günlük İran-İsrail çatışması da, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün önemli bir güzergahı olan Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatı aksatarak arz tehditlerini artırdı ve petrol fiyatlarını yukarı çekti.
Son haftalarda OPEC’in en büyük üreticileri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Yemen üzerinden bir krizin içine girerken, ABD Başkanı Donald Trump Venezuela petrol ihracatına abluka emri verdi ve İran’a yönelik yeni bir saldırı tehdidinde bulundu.
OPEC+ üretim artışlarını hızlandırdı
Ancak OPEC+’ın bu yıl üretim artışlarını hızlandırması ve ABD gümrük tarifelerinin küresel ekonomik büyüme ile yakıt talebi üzerindeki etkisine dair endişelerin artmasıyla birlikte petrol fiyatları geri çekildi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerini kapsayan OPEC+, nisan ayından bu yana piyasaya günlük yaklaşık 2,9 milyon varil arz ekledikten sonra 2026’nın ilk çeyreği için üretim artışlarını duraklatma kararı aldı. Bir sonraki OPEC+ toplantısı 4 Ocak’ta yapılacak.
Analistlerin çoğu, gelecek yıl arzın talebi aşmasını bekliyor. Bu fark için Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) günlük 3,84 milyon varil, Goldman Sachs ise 2 milyon varil tahmininde bulunuyor.
Morgan Stanley küresel petrol stratejisti Martijn Rats, “Fiyat gerçekten belirgin şekilde düşerse, OPEC+’tan bazı kesintiler görmeyi beklerim. Ancak bunun için fiyatların buradan oldukça daha aşağıya, belki de 50 doların altına inmesi gerekir” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:
“Eğer bugünkü fiyatlar korunursa, ilk çeyrekteki duraklamanın ardından bu kesintilerin kademeli olarak geri alınması muhtemel”
Danışmanlık şirketi JTD Energy’nin genel müdürü John Driscoll ise, piyasa temelleri arz fazlasına işaret etse bile jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını destekleyeceğini düşünüyor.
“Herkes 2026’ya doğru ve sonrasında fiyatların zayıflayacağını söylüyor” diyen Driscoll, “Ama jeopolitiği göz ardı etmemek gerekir. Trump faktörü de devrede olacak, çünkü her şeyin içinde olmak istiyor” ifadelerini kullandı.
YSM HABER MERKEZİ