İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump döneminde gündeme gelen gümrük tarifelerine karşı, dünyanın en büyük iki ticaret bloğunu yakınlaştıracak yeni bir ekonomik ittifak için diplomasi yürütüyor.
POLITICO’nun aktardığına göre, Avrupa Birliği (AB) ile 12 ülkeden oluşan Trans-Pasifik Ortaklığı Kapsamlı ve Aşamalı Anlaşması (CPTPP), küresel ölçekte etkili bir ekonomik blok oluşturma ihtimalini değerlendirmek üzere görüşmelere başladı.
1,5 milyarlık dev pazar hedefi
Carney, Davos’ta yaptığı açıklamada Ottawa yönetiminin CPTPP ile AB arasında “köprü” kurma çabalarını desteklediğini belirterek, iki blok arasında yaklaşık 1,5 milyar kişiyi kapsayacak yeni bir ticaret alanı oluşturulabileceğini ifade etmişti.
Kanada’nın öncülüğünde yürütülen temaslarda; Japonya, Singapur, Meksika, Vietnam, Malezya ve Avustralya gibi CPTPP üyelerinin tedarik zincirlerinin Avrupa ile daha entegre hale getirilmesi hedefleniyor.
Kritik başlık: Menşe kuralları
Görüşmelerin merkezinde “menşe kuralları” yer alıyor. Bu kurallar, bir ürünün ekonomik milliyetini belirleyerek hangi ülke veya blok kapsamında değerlendirileceğini ortaya koyuyor.
Olası bir anlaşma sayesinde iki bloktaki üreticiler, “kümülasyon” yöntemiyle parçaları ve malları daha düşük tarifelerle ve daha esnek şekilde ticarete konu edebilecek. Bu durum, özellikle küresel tedarik zincirlerinde dayanıklılığı artırmayı amaçlıyor.
Temas trafiği hızlandı
Bu ayın başında Kanada, AB özel temsilcisi John Hannaford’u Singapur’a göndererek bölge liderleriyle temaslarda bulundu. Kanada hükümetinden bir yetkili, çalışmaların “kesinlikle ilerlediğini” ve farklı ortaklarla verimli görüşmeler yapıldığını söyledi.
Japon bir ticaret yetkilisi de AB ile CPTPP arasında ticaretin artırılmasının tedarik zinciri dayanıklılığı açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. Ancak kısa vadede somut bir sonuç beklenmediği de vurgulanıyor.
AB içinde temkinli iyimserlik
AB cephesinde bazı yetkililerin kümülasyon anlaşmasına sıcak baktığı belirtilirken, Brüksel yönetimi bunun şu aşamada öncelikli gündem maddesi olmadığını kaydediyor. Daha acil başlıklar arasında, bloklar arası ticaretin çeşitlendirilmesi ve somut ekonomik kazanımların sağlanması yer alıyor.
Buna karşın Avrupa iş dünyası süreci destekliyor. Alman Ticaret ve Sanayi Odası (DIHK) ile İngiliz Ticaret Odaları, menşe kurallarında uyum sağlanmasının şirketler için önemli avantajlar doğuracağını savunuyor.
Uzmanlara göre, farklı serbest ticaret anlaşmaları arasında menşe biriktirme imkanının sağlanması halinde, diğer ülkelerin de sürece katılımı hızlanabilir. Böylece küresel ticarette yeni ve daha geniş bir ekonomik eksen oluşabilir.
YSM HABER MERKEZİ