YELLOWSTAR MAGAZİNE GÜNCEL İŞ VE EKONOMİ HABERLERİ

Trump'ın Venezuela hamlesi sonrası Çin Tayvan'ı işgal edebilir mi?

DÜNYA

Analistler, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısının Çin’i Tayvan ve Güney Çin Denizi’nin bazı bölümleri dahil toprak iddialarını güçlendirme konusunda cesaretlendireceğini, ancak Tayvan’a yönelik olası bir işgal planına doğrudan etkisi olmayacağını kaydetti.

İSTANBUL-NURULLAH SARI8YSM9 - Analistlere göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Tayvan konusundaki hesapları ve zaman çizelgesi Latin Amerika’daki durumdan ayrı ele alınıyor ve ABD’nin eylemlerinden ziyade Çin’in iç dinamiklerinden daha fazla etkileniyor.

Reuters'ın haberine göre analistler, Başkan Donald Trump’ın cumartesi günü gerçekleştirdiği ve Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan cüretkar saldırının, Pekin’e Washington’a yönelik eleştirileri artırmak ve uluslararası sahnedeki konumunu güçlendirmek için beklenmedik bir fırsat sunduğunu belirtti.

Daha ileri vadede ise Pekin, Trump’ın bu hamlesini Tayvan, Tibet ile Doğu ve Güney Çin denizlerindeki adalar dahil olmak üzere toprak anlaşmazlıklarında ABD’ye karşı tutumunu savunmak için kullanabilir.

ABD'nin Venezuela hamlesi Çin’e fırsat verdi

Brüksel merkezli sivil toplum kuruluşu International Crisis Group’ta analist olan William Yang, “Washington’un uzun süredir kullandığı temel argüman, Çin’in eylemlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiği yönündeydi, ancak şimdi bu argümanlara zarar veriyorlar” dedi.
Yang, “Bu durum Çin’e, gelecekte ABD’ye karşı çıkmak için çok sayıda açık kapı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Çin, demokratik şekilde yönetilen Tayvan’ı kendi eyaleti olarak görüyor. Ada yönetimi ise bu iddiayı reddediyor. Pekin ayrıca Güney Çin Denizi’nin neredeyse tamamı üzerinde hak iddia ediyor ve bu tutum, hayati ticaret rotasının bazı kısımlarında hak iddia eden Güneydoğu Asya ülkeleriyle Çin’i karşı karşıya getiriyor.

Pekin, Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırısını kınayarak bunun uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve Latin Amerika’da barış ile güvenliği tehdit ettiğini söyledi. Çin, New York’ta yargılanmayı beklerken gözaltında tutulan Maduro ve eşinin ABD tarafından serbest bırakılmasını talep etti.

Maduro, yakalanmasından saatler önce Karakas’ta üst düzey bir Çin heyetiyle bir araya geldi. Maduro, bu görüşmeye ait fotoğrafları Instagram hesabında paylaştı.

eyette,Çn’in Latin Amerika ve Karayipler özel temsilcisi Çiu Şiaoci’nin de yer aldığı belirtildi. Çin Dışişleri Bakanlığı, heyetin akıbetine ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.

Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’da yayımlanan bir yorumda, “ABD’nin işgali, sözde ‘kurallara dayalı uluslararası düzen’in, ABD’nin dilinde gerçekte yalnızca ‘ABD çıkarlarına dayalı yağmacı bir düzen’ olduğunu herkese daha açık şekilde gösterdi” ifadelerine yer verildi.

“Çin ABD değil, Tayvan da Venezuela değil”

Özellikle Tayvan, Pekin’den giderek artan bir baskıyla karşı karşıya. Çin, geçen hafta adayı şimdiye kadarki en kapsamlı askeri tatbikatlarla çevreledi ve olası bir çatışmada Tayvan’ı dış destekten izole edebilme kapasitesini sergiledi.

Ancak analistler, Çin’in Venezuela’daki durumu fırsat bilerek bunu yakın zamanda bir saldırıya dönüştürmesini beklemediklerini söyledi.

Pekin’deki Renmin Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Şi Yinhong, “Tayvan’ı ele geçirmek, Trump’ın uzak bir kıtada ne yaptığına değil, Çin’in halen gelişmekte olan ancak yetersiz askeri kapasitesine bağlı” dedi.

Asya Topluluğu’nda Çin siyaseti üzerine çalışan Neil Thomas ise Çin’in Tayvan’ı bir iç mesele olarak gördüğünü ve bu nedenle ABD’nin Venezuela’ya yönelik eylemlerini sınır ötesi askeri saldırılar için emsal göstermesinin pek olası olmadığını belirtti.

Thomas, “Pekin, Washington ile net bir karşıtlık oluşturarak barış, kalkınma ve ahlaki liderliği savunduğu iddiasını öne çıkarmak isteyecektir. Şi Cinping, Venezuela’yı Çin’den daha fazla umursamıyor. Bu sürecin ABD için bir bataklığa dönüşmesini umacaktır” ifadelerini kullandı.

Tayvan iktidar partisinden kıdemli bir milletvekili olan ve parlamentonun dış ilişkiler ve savunma komitesinde görev yapan Wang Ting-yu da Çin’in ABD örneğini izleyerek Tayvan’a saldırabileceği fikrini reddetti.

Wang, Facebook’ta yaptığı paylaşımda, “Çin’in Tayvan’a yönelik düşmanlığı hiçbir zaman eksik olmadı, ancak gerçekten uygulanabilir araçlardan yoksun. Çin ABD değil, Tayvan da kesinlikle Venezuela değil. Çin bunu gerçekten yapabilecek durumda olsaydı, çoktan yapardı” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen bazı gözlemciler, mevcut durumun Tayvan için riskleri artırdığını ve Taipei yönetimini Trump yönetiminden daha fazla destek aramaya itebileceğini söyledi.

Çin’in Weibo sosyal medya platformunda ABD’nin saldırısına ilişkin tartışmalar pazar günü yoğun şekilde gündem olurken, bazı kullanıcılar Pekin’in Trump’ın yaptıklarından ders çıkarması gerektiğini savundu.

Tayvan Devlet Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Lev Nachman ise Tayvan hükümetinin ABD’nin Venezuela’daki eylemine temkinli ve yumuşak ifadelerle destek açıklaması yapmasını beklediğini söyledi. Tayvan henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Nachman, “Trump’ın eylemlerinin Şi Cinping’in ileride Tayvan’a karşı harekete geçmek için daha fazla gerekçe üretmesine yardımcı olabileceğini düşünüyorum” dedi.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.