YELLOWSTAR MAGAZİNE GÜNCEL İŞ VE EKONOMİ HABERLERİ

Tom Barrack'ın SDG açıklaması Suriye'yi nasıl etkileyecek?

DÜNYA

ABD’nin Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, Washington’un IŞİD’le mücadelede artık Suriye Demokratik Güçleri’ne dayanmadığını açıkladı. New York Times'a göre açıklama, Şam yönetiminin güvenliği devralmaya hazır olduğu mesajını verirken, sahada güç dengelerinin hızla değiştiğine işaret etti.

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - ABD’nin Suriye özel temsilcisi, salı günü yaptığı açıklamada Washington’un IŞİD ile mücadelede birincil ortak olarak artık Kürt liderliğindeki güçlere ihtiyaç duymadığını söyledi. Temsilci, Suriye hükümetinin güvenlik görevlerini devralmaya artık hazır olduğunu savundu.

Temsilci Tom Barrack’ın bu açıklamaları, ABD’nin Ortadoğu’daki uzun süreli müttefiklerinden biri olan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik politikasında büyük bir değişime işaret etti.

Açıklamalar, aynı zamanda isyancı koalisyonu bir yıldan fazla süre önce diktatör Beşar Esad’ı deviren Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa’ya yönelik Washington’un artan güvenini de ortaya koydu.

Barrack, X adlı sosyal medya platformundaki paylaşımında, “Bugün, durum temelden değişti” dedi: “Sahadaki birincil IŞİD karşıtı güç olarak SDG’nin başlangıçtaki amacı büyük ölçüde sona erdi; çünkü Şam artık IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevleri ve kampların kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını devralmaya hem istekli hem de konumlanmış durumda.”

Barrack’ın açıklaması, bir zamanlar kuzeydoğu Suriye’deki en güçlü güç olan ve yıllar boyunca ABD desteğiyle IŞİD'e karşı savaşan SDG için ölümcül bir darbe anlamına geldi. SDG, Şara’nın ülkenin tamamında otoritesini pekiştirme çabaları sırasında karşı karşıya kaldığı en güçlü milis gücüydü.

Ancak analistlere göre SDG, yeni hükümetle yürüttüğü temaslarda elini fazla zorladı. Yeni hükümete entegrasyon konusunda yapılan müzakerelerde oynayabilecekleri en büyük koz, uzun süredir müttefikleri olan ABD’nin desteğiydi.

Ancak bu müzakereler tıkanınca ve Şara’nın ordusu bu ay Kürt bölgelerine ilerleyince, ABD bunu durdurmak için çok az adım attı. Son bir hafta içinde ağır saha yenilgileri yaşayan SDG, pazar günü birçok analistin teslimiyet olarak değerlendirdiği bir ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzaladı.

SDG, anlaşmayla beraber nelerden vazgeçti? 

Bu anlaşmanın bir parçası olarak SDG, güçlerini Suriye ordusuna katmayı; petrol sahaları ve varlıkları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyi; ve IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevleri de dahil olmak üzere güvenlik altyapısının kontrolünü devretmeyi kabul etti.

Birçok Kürt lider için Barrack’ın salı günkü açıklaması, ABD’nin, Kasım ayında IŞİD’i yenmek amacıyla ABD öncülüğündeki küresel koalisyona katılmayı kabul eden merkezi hükümetle ortaklık kurmak karşılığında Kürtlerle olan işbirliğini feda ettiği yönündeki korkuları somutlaştırdı.

Kuzeydoğu Suriye’deki Kürt yönetiminin dış ilişkiler departmanı başkanı İlham Ahmed, Barrack’ın “SDG’nin IŞİD’le mücadeledeki rolünün sona erdiğini ilan ettiğini” söyledi; ancak Kürt güçlerin kendi bölgelerinde Suriyeli Kürtleri korumaya devam edeceğini belirtti.

Ahmed, “Halkımız ordunun kendilerini koruyacağına güvenmiyor, bu nedenle bu bizim görevimiz olacak” dedi.

Hapishaneden kaçanlar taraflar arasında gerilim yarattı 

Barrack’ın açıklamaları, ateşkes anlaşmasının giderek daha kırılgan bir zemine oturduğu bir dönemde, Kürt güçleri ile Suriye hükümeti güçleri arasındaki kaotik yetki devri sürecinde geldi.

Kürt ve hükümet yetkililerine göre, pazartesi günü kuzeydoğu Suriye’deki iki cezaevinden IŞİD tutukluları, çevrelerinde çatışmaların patlak vermesinin ardından kaçtı. Bunun üzerine hükümet ile SDG, anlaşmayı baltalamaya çalışmakla birbirlerini suçladı.

Üst düzey bir ABD’li askeri yetkili, bu cezaevlerinden biri olan el-Şeddadi’den, Suriye hükümet güçleri cezaevine yaklaşırken ve onu koruyan Kürt güçleri çekilirken, pazartesi günü 200’e kadar tutuklunun kaçtığını söyledi. ABD’li yetkili, ABD’ye ait gözetleme insansız hava araçları ve uçaklarının bölgede uçuş yaptığını, ancak ABD askerlerinin herhangi bir tutukluyu korumadığını da ekledi.

Salı günü, Kürt ve hükümet yetkililerine göre, on binlerce IŞİD'linin aile üyesini barındıran büyük bir gözaltı kampında da, kampı koruyan Kürt güçlerinin çekilmesiyle kaos yaşandı.

El Hol kampından ani çekilme, Suriye hükümeti ile SDG arasında pazar günü varılan anlaşmanın uygulanmasına yönelik müzakerelerin bir gün sonra çöktüğünün ortaya çıkmasının ardından gerçekleşti.

On yılı aşkın süredir El Hol kampını kontrol eden SDG, kamp çevresindeki çatışmaların şiddetlenmesi nedeniyle birliklerini yakın bölgelere yeniden konuşlandırmak zorunda kaldığını açıkladı. Suriye hükümeti ise SDG’yi, yetkililerle ya da ABD öncülüğündeki koalisyonla koordinasyon sağlamadan mevzilerini terk etmekle suçladı ve bunun tutukluların kaçmasına imkân tanıdığını söyledi.

Kampın yöneticisi Cihan Hanan, The New York Times’a verdiği telefon mülakatında SDG güçlerinin kamptan tamamen ayrıldığını doğruladı ve salı günü yaşanan kaos sahnelerini anlattı.

Yakındaki Kamışlı kentinde bulunan Hanan, “Aileler kamptan kaçıyor” dedi. “Binaları ve ofisleri yakıyorlar. Kaos var.” Kampta hâlâ çalışan kişilerden bilgi aldığını da ekledi.

Üst düzey ABD’li askeri yetkili, salı günü yaptığı açıklamada, Suriye hükümetinin El Hol kampının kontrolünü Kürt güçlerinden devraldığını ve tüm İslam Devleti tutukluları ile aile üyelerinin kampta tutulmaya devam ettiğini söyledi. Yetkili, ABD’li yetkililerin kamptan hiçbir tutuklunun kaçmamasını sağlamak için her iki tarafla da görüşmeler yürüttüğünü ekledi.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.