İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Sudan’da Nisan 2023’te başlayan iç savaşta şimdiye kadar on binlerce kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 13 milyon insan ise yerinden edildi. Çatışmalar, ülkenin düzenli ordusu Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında sürüyor.
RSF, başta Darfur’un el-Faşir kenti olmak üzere birçok bölgede savaş suçu ve insan hakları ihlaliyle suçlanıyor. Kasım ayında el-Faşir’de yaşanan olaylarda kitlesel katliamlar yapıldığı iddia edilirken, RSF bu suçlamaları reddediyor. Sudan ordusu da savaş boyunca sivillere yönelik saldırılar ve etnik temelli şiddet iddialarıyla karşı karşıya.
Eski müttefikler karşı karşıya geldi
Taraflar, 2019 yılında 30 yıl boyunca ülkeyi yöneten Ömer el-Beşir’in devrilmesi sürecinde birlikte hareket etmişti. Ancak 2023’te RSF’nin orduya entegre edilmesine yönelik planlar üzerine iki güç arasında kriz çıktı ve ülke iç savaşa sürüklendi. Çatışmalarda ilk ateşi kimin açtığı ise netlik kazanmadı.
Silahlı gruplar ve bölgesel müdahale iddiaları
Her iki taraf da farklı silahlı gruplarla ittifak halinde hareket ediyor. Bazı bölgelerde bu gruplar yerel kontrol sağlarken, çatışmalar ülke genelinde yayılıyor. Bölgesel aktörlerin de savaşa dolaylı olarak dahil olduğu belirtiliyor. Sudan hükümeti ve insan hakları örgütleri, Birleşik Arap Emirlikleri’ni RSF’ye silah sağlamakla suçlarken, Abu Dabi yönetimi bu iddiaları reddediyor.
Burhan liderliğindeki Sudan ordusu
Sudan ordusunun başında, ülkenin uluslararası alanda tanınan geçici yönetimini temsil eden Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan bulunuyor. Beşir’in devrilmesinin ardından sivil-asker ortak yönetimin başına geçen Burhan, daha sonra sivil kanadı tasfiye ederek askeri yönetime geçti.
Burhan, Mısır ile ilişkileri güçlendirdi, Suudi Arabistan’ı “ebedi müttefik” olarak tanımladı ve Yemen’deki Suudi öncülüğündeki koalisyona asker göndermeyi sürdürdü. Ayrıca 2021 yılında İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’nı imzaladı, ancak süreç Sudan’daki krizler nedeniyle askıya alındı.
2021 darbesi ve iç savaşa giden süreç
Ekim 2021’de Burhan, RSF lideri Muhammed Hamdan Dagalo ile birlikte sivil yöneticileri görevden alarak darbe yaptı ve ülkede olağanüstü hal ilan etti. Nisan 2023’te iki liderin yolları ayrıldı ve iç savaş başladı. Çatışmaların ilk aylarında Burhan, Hartum’daki konutunda kuşatma altında kaldı. RSF’nin başkentin büyük bölümünü ele geçirmesinin ardından şehirden ayrıldı.
Savaş boyunca Sudan ordusu da sivillere yönelik saldırılarla suçlandı. ABD, Burhan’a yaptırım uygularken, ordunun kimyasal silah kullandığını öne sürdü. Burhan ise ABD destekli ateşkes girişimlerini reddetti.
RSF lideri Hemedti’nin yükselişi
RSF’nin lideri Muhammed Hamdan Dagalo, kamuoyunda “Hemedti” olarak biliniyor. Darfur kökenli olan Hemedti, 2000’li yılların başında Beşir yönetimi tarafından desteklenen Cancavid milisleri içinde yükseldi. Bu milisler, Darfur’daki çatışmalarda soykırım, tecavüz ve kitlesel katliam suçlamalarıyla anıldı. Beşir, 2013 yılında bu yapıyı RSF adı altında resmileştirerek Hemedti’yi komutanlığa getirdi.
RSF’ye yönelik ağır suçlamalar
Hemedti, Beşir’in devrilmesinden sonra Burhan’ın yardımcısı olarak yönetime katıldı, ancak zamanla bağımsız bir güç odağı haline geldi. Yurt dışı temaslarını artıran Hemedti, demokrasi vaadiyle bazı çevrelerin desteğini kazandı. Buna karşın RSF, iç savaş süresince işkence, tecavüz ve infaz dahil çok sayıda ağır suçla itham edildi. ABD yönetimi, RSF’yi soykırım yapmakla suçladı ve yaptırımlar uyguladı.
RSF’nin ikinci adamı olan Hemedti’nin kardeşi Abdürrahim Dagalo’nun, Darfur’daki askeri operasyonları bizzat yönettiği belirtiliyor. Birleşmiş Milletler uzman raporlarında, el-Faşir kuşatması sırasında yaşanan kitlesel ihlallerden sorumlu isimler arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Diğer silahlı ve siyasi aktörler
Sudan’daki savaşta başka silahlı ve siyasi aktörler de rol oynuyor. Güney Kordofan’da etkili olan Sudan Halk Kurtuluş Ordusu-Kuzey lideri Abdülaziz el-Hilu, başlangıçta tarafsız kalırken daha sonra RSF ile ittifak kurdu. Eski Başbakan Abdullah Hamduk ise sivil bir çözüm arayışını savunduğunu belirtse de RSF’ye yakın olmakla eleştiriliyor.
Öte yandan, devrik lider Ömer el-Beşir halen Sudan’da gözaltında bulunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Darfur’daki soykırım ve savaş suçları nedeniyle aranan Beşir, yaşanan iç savaş nedeniyle Lahey’e teslim edilmedi.
Sudan’daki çatışmalar, ağır insani kriz, etnik gerilimler ve bölgesel güç mücadelesiyle birlikte ülkenin geleceğini belirsizliğe sürüklemeye devam ediyor.
YSM HABER MERKEZİ