İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - İran’ın başkenti Tahran’daki hükümet karşıtı protestolar sırasında güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu bir kişi daha hayatını kaybetti. Olayın tanıklarından 35 yaşındaki Parisa, cuma gecesi “diktatöre ölüm” sloganları atan kalabalık ama barışçıl bir grupla birlikte yürürken, ortamın bir anda ölümcül hale geldiğini anlattı.
Parisa’nın gönderdiği sesli mesajlara göre, güvenlik güçleri bir köşede duran, kalabalığı alkışlayarak protestolara katılan orta yaşlı bir adam ile ergenlik çağındaki oğlunun etrafını sardı. Parisa, güvenlik görevlilerinin ateş açtığını ve babanın olay yerinde öldürüldüğünü söyledi. Misillemeden korktuğu için soyadının yayımlanmasını istemeyen Parisa, adamın ayakkabısını düzeltmek için eğildiğini fark ettiğini, güvenlik güçlerinin bunu silah almaya çalışmak olarak yorumlamış olabileceğini ancak kendisinin herhangi bir silah görmediğini ifade etti.
Babanın vurulmasının ardından oğlunun çığlıklarının kalabalığa karıştığını belirten Parisa, bazı göstericilerin kaçtığını, bazılarının ise güvenlik güçlerine küfür edip taş attığını aktardı. “Herkes korkuyor, herkes gergin, şiddetin artmasını bekliyor,” diyen Parisa, “Bugün işte tüm mesai arkadaşlarım depresifti; gördükleri silahların büyüklüğünü ve öldürmeleri konuşuyorlardı. Ama biliyor musunuz? Herkes yine de protestoya çıkıyor” dedi.
Tanıklar ve The New York Times tarafından doğrulanan, BBC Persian ve sosyal medyada paylaşılan görüntülere göre, İran genelinde üçüncü gece üst üste hükümet karşıtı protestolar düzenlendi. Gösteriler sürerken hükümet baskıyı artırdı; ordu da sokağa çıkacağını duyurdu.
Tahran’daki Heravi Meydanı’nda binlerce kişi sokaklarda yürüyerek ritmik biçimde alkış tuttu ve İran’ın dini lideri Ali Khamenei aleyhine sloganlar attı. Times tarafından doğrulanan videolarda, kamerayı tutan bir protestocu “Kalabalığın başı sonu görünmüyor” diye bağırdı.
Cumartesi günkü protestolara ilişkin bilgi ve görüntüler, perşembe günü başlatılan internet kesintisinin sürmesi ve yurtdışından aramaların engellenmesi nedeniyle saatlerce gecikmeli olarak ulaştı. İran Telekomünikasyon Bakanlığı, güvenlik yetkililerinin ülkede “gelişen durum” nedeniyle interneti kapatma kararı aldığını açıkladı. Buna karşın can kaybının arttığına dair işaretler geldi.
İran İnsan Hakları Merkezi: 70 ölü
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, perşembe gününden bu yana bilanço güncellemesi yapmadı; o tarihte her iki kuruluş da protestolarla bağlantılı 28 ölüm bildirmişti. Ancak Washington merkezli HRANA ile Norveç merkezli İran İnsan Hakları Merkezi, ölü sayısının çocuklar ve yaklaşık 20 güvenlik görevlisi de dahil olmak üzere 70 civarında olduğunu açıkladı.
İran İnsan Hakları Merkezi, kuzeybatıdaki Kürt kenti Merivan’da protestolara katılan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Rubina Aminian’ın perşembe günü başından vurularak hayatını kaybettiğini bildirdi. Merkezin direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, “Durum son derece endişe verici; bu rejim her zaman kendi bekasını her şeyin önünde tuttu ve yine insanların hayatı pahasına bunu yapıyor,” dedi. Amiry-Moghaddam ayrıca İran’daki doktorlardan, hastanelerde kan stoklarının tükendiği ve acil servislerin kurşun ve saçma yaralanmaları da dahil olmak üzere ağır yaralılarla dolup taştığı yönünde raporlar aldıklarını söyledi.
Times tarafından doğrulanan videolar, son iki günde bazı kentlerde silahlı kişilerin boş sokaklarda ateş açarak halkı ve potansiyel protestocuları sindirmeye çalıştığını gösterdi. İran’ın Pakistan ve Afganistan sınırındaki Zahedan kentinde, güvenlik güçlerinin uzun namlulu silahlarla ateş açtığı; cuma namazı sonrası düzenlenen protestolarda daha önce camiden çıkanlara biber gazı kullanıldığı görüldü. Güneydeki Kazerun kentinde ise motosikletli silahlı kişilerin ticari bir cadde boyunca ateş ettiği görüntüler doğrulandı.
Tahran’daki Kaj Meydanı’nda yağmur altında toplanan bir kalabalık, BBC Persian’ın yayımladığı videoya göre Farsça ve İngilizce “Özgürlük, özgürlük, özgürlük” sloganları attı. Göstericilerin, gün boyunca üst düzey hükümet ve yargı yetkililerinden gelen sert açıklamalara rağmen geri adım atmadığı görüldü.
İran medyasına göre Başsavcı Mohammad Movahedi Azad, cumartesi günü yaptığı açıklamada “isyan çıkaranlara” karşı hukuki işlemlerin “yumuşaklık, merhamet ya da taviz olmaksızın” yürütülmesi gerektiğini söyledi ve tüm faillerin idam cezasını da içerebilen “Allah’a düşmanlık” suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Trump'ın mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce İran’ın protestocuları öldürmesi halinde askeri müdahalede bulunabileceklerini söylemişti. Trump, cumartesi günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda “İran belki de hiç olmadığı kadar özgürlüğe bakıyor. ABD yardım etmeye hazırdır,” dedi. ABD’li yetkililer, Trump’ın son günlerde İran’a yönelik yeni askeri seçenekler hakkında bilgilendirildiğini belirtti.
İran Silahlı Kuvvetleri ise devlet televizyonunda yayımlanan görüntülere göre, “stratejik altyapıyı ve kamu mallarını” korumak gerekçesiyle sokaklara çıkmaya başlayacaklarını açıkladı. Protestolar ikinci haftasına girerken, büyük ve çoğunlukla barışçıl yürüyüşlerin yanı sıra, yolları ateşlerle kapatan, belediye ve hükümet binaları, bankalar, camiler ve polis merkezlerini hedef alan şiddetli olaylar da yaşandı.
İran devlet medyası, Semnan eyaletinde güvenlik ve siyaset işlerinden sorumlu vali yardımcısı Farajollah Shooshtari’nin protestolar sırasında öldüğünü duyurdu. Tahran Belediye Başkanı Alireza Zakani ise devlet televizyonuna verdiği röportajda “isyancıların” camilere, hastanelere, bankalara, güvenlik birimlerine ait merkezlere, ambulanslara ve itfaiye araçlarına saldırdığını söyledi.
Çok sayıda cenaze
Times’ın incelediği iki videoda, Tahran’ın güneyindeki Kahrizak bölgesinde bulunan bir adli tıp merkezinde siyah örtülerle kaplı çok sayıda cenaze görüldü; yakınlarının ağıt yaktığı duyuldu. Görüntülerdeki ölümlerin cuma gecesi Tahran’daki protestolardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı netlik kazanmadı.
Cumartesi gecesi Tahran’da yaşayan iki kişi, birçok mahallede elektriklerin kesildiğini, otoyollar ve ana arterlerin ışıklarının kapatıldığını söyledi. İsminin yayımlanmasını istemeyen bu kişiler, makineli tüfek taşıyan Devrim Muhafızları mensupları ve tabancalı paramiliter güçlerin çok sayıda sokakta devriye gezerek araçları ve yayaları durdurduğunu aktardı.
YSM HABER MERKEZİ