“Şanssızım” diyenler beyinlerindeki olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmelidir!

Konuşmak istediğim her an karşımdaki ile tartıştığımı farkettğimde kendimi ve duygularımı ifade etmem gerektiğini anladım. Ve yazarak kendimi ifade etmenin daha iyi bir seçenek olduğuna karar verdim. Neden mi bahsedeceğim? Şanssız olduğuma inanmamdan! Aslında buna inanmıyordum da nedense son dönemde her ne yaşarsam yaşayayım sürekli ilk cümlem bu oluyordu.

Neden bu cümleyi kurmuştum? Şanssız olduğumu düşünmeme sebep olacak bir şeyler yaşamamıştım bile. Neden negatif bir cümlenin zihnimi ele geçirmesine izin verecektim ki? Etrafımdaki herkese pozitif, beyaz cümleler kurması gerektiğini anlatan bana hiç yakışmıyordu bu negatiflik. Durdum, düşündüm ve
üzerinden bir anlam çıkarmam gerektiğine kanaat getirdim.

Son dönemlerde çalıştığım yerde işler pek de istediğim gibi gitmiyordu, biraz sıkışmışlık hissi ile başa çıkmaya çalışıyordum. Dahası yapmayı planladığım pek çok şeyi öyle veya böyle bir sebepten hayata geçirememiştim ve bu bende rahatsızlık verecek seviyeye gelmişti. Sanırım tüm karmaşanın içinde biraz unutmuştum gücümü ve şansımı.Tüm bunları bir çok sebebe  bağlayarak da kolaya kaçmıştım: “Şanssız”dım!

Şansızlık takıntısını bir sebebe bağlamak en kolayı değil mi? Suçu biri veya bir sebebe atıp bir kaçış yolu bulmak en kolayı. Buna ne derseniz deyin… “Kaderim bu”, “şanssızım”, “zaten iyisi neden beni bulsun ki”… Artırabiliriz değil mi bu cümleleri? Fark ettim ki ben de çok kuruyormuşum bu cümleleri. Hatta daha da garibi beynim yaşadığım bir olay karşısında bunu otomatize etmiş, direkt ağzımdan bunlar dökülür olmuş.

Fark etmem için yeni işimde karşılaştığım insanlar ve onların benimle kurduğu pozitif ilişkiler vesile oldu çok da harika oldu! Bütün bu yaşadığım düşüncelerin üzerine yaşadığım her olay bana : “Şanssız insan yoktur. Şanssız olduğunu düşünüp, fırsatları başkasına kaptıran insan vardır. Şansım için kendime ve karşımdaki kişilere inanmalıydım.'' diye düşünerek hergün beynimi olumlu düşüncelerle formatladım. Ve şimdi mutluyum!....Çünkü şanslı olduğumu anladım...

Şanssızım kelimesi ne kadar da insanı kısıtlayan, dışa kapatan bir cümle değil mi? Uzmanların yaptığı bütün araştırmalar, şansızlıkları konusunda  bakış açılarını değiştiren, daha olumlu ve geniş pencereden bakma yeteneğini gerçekleştiren baştaki şanssız kitle, şanslarının değiştiğini ve mutlu bireyler olduklarını dile getirdikleri belirtiliyor.

Durumlar böyle olunca, negatif hiçbir cümlenin fayda sağlamadığı gibi, pozitif düşüncenin iyileştirici gücüne bir kez daha tutunmamız gerekiyor. Sizce de öyle değil mi?

Tüm bunlar benim de bu negatif kalıpları hayatımdan çıkarmama vesile oldu. Başıma gelen her olayı, olumlu bir hediye ve tecrübe olarak kabul ederken, negatif durumların da yine benim ders çıkarmam için gerekli bir mesaj olduğunu çoktan fark ettim. Bu bakış açısı beni çok hafifletti.

Yazıma son verirken çok sevdiğim bir cümlenin herkese ışık olmasını dilerim: “Sözlerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür. Değerlerinize dikkat
edin karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.” (M. Gandhi)

Peki siz neye dönüşmek isterseniz? Unutmayın, içimizde neyi beslersek onu yaşarız…

Ben sevgiyi, iyi insan olmayı, iyimserliği besliyorum. Ya siz? Mutluluklar ve bol şans dilerim.....

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol