Bu haber kez okundu.

'Sisi iktidarını müebbetleştirme telaşında'

İSTANBUL (AA) (YSM) - AK Parti Genel Başkan Danışmanı ve İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay, Mısır'da insan hakları noktasında nefes alınacak küçük bir sahanın da anayasa değişikliği ile yok edileceğini belirterek, "Bu anayasal değişikliğin toplumu ya da Mısır'ı güçlendirmek gibi bir amacı yok. Sadece darbeci generalin, iktidarını biraz daha müebbetleştirmek, ebedileştirmek için telaşla aldığı bir karardır." dedi

Mısır'da cumhurbaşkanlığı süresini 4 yıldan 6 yıla çıkaracak ve Abdulfettah es-Sisi'nin üçüncü dönem adaylığının önünü açacak olan anayasa değişikliği teklifi, 14 Şubat'ta parlamentoda prensipte kabul edildi. Sisi'nin üçüncü dönem adaylığının önünü açacak anayasa değişikliğini AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr. Yasin Aktay, Sisi'nin kendisine destek veren uluslararası iktidarların, hızla düşeceğine dair duyduğu kaygı nedeniyle hızlıca bu kararı aldığını belirtti.

Prof. Dr. Aktay, 2013 yılında Rabia Meydanı'nda Mısır devleti eliyle katliam gerçekleştiğini, aradan geçen zamana rağmen halen idam cezalarının infazı ile bu katliamların devam ettiğini söyledi.

Son zamanlarda Mısır'da gerçekleşen idam cezalarına karşı dünyanın tepkisiz kalmasına şaşırmadığını ifade eden Prof. Dr. Aktay, "Mısır'da devlet, asker ve polis eliyle barışçıl gösteri düzenleyen binlerce insanı, meydanlarda makinalı silahlarla taranırken aslında dünyayı ayağa kaldırması gereken bir hadiseydi. Mısır dünya ile irtibatı olmayan bir Afrika ülkesi değil. Mısır, tarihi ve medeniyet geçmişi, dünya ile entegrasyon geçmişi ile İslam dünyasının en büyük, en güçlü bir kaç ülkesinden biri. Ve böyle bir günde 3 bin insan katledildi. Dünyadan hiçbir ses çıkmadı. Hatta Mısır'da yapılan darbeye uluslararası toplum darbe demeye bile imtina etti. Sisi'yi ve darbecileri koruyan hassasiyet, ABD ve Avrupa'nın şu ana kadar övündüğü bütün değerleriyle çelişen bir hassasiyet." diye konuştu.

Prof. Dr. Aktay, darbe ve darbecilere karşı uluslararası toplumun tepkisinin Arap dünyasında özellikle de Mısır halkı tarafından büyük bir hayal kırıklığı ile karşılandığını vurguladı.

Mısır'da farklı bir sürece geçişin yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Aktay, şöyle konuştu:

"Mısır'da darbe yapanların yargılanması gereken bir süreç yaşanması gerekirken, bu olmuyor. Çünkü onları yargılayacak bir karşı darbenin gerçekleşmesi gerekiyor. Maalesef bu gerçekleşemiyor. Darbeciler halen iş başında ve insanların hayatlarını, mallarını, geleceklerini çalıyorlar. Adeta Rabia meydanında sağ bıraktıkları, öldüremediklerini şimdi hukuk kılıfı içine sokarak idam ediyorlar, katlediyorlar. Üstelik işkence altında aldıkları ifadelere dayanarak gerçekleştiriliyor. Uluslararası hukuk sisteminin hiçbir kuralına uyulmadan, adil bir yargılama asla söz konusu olmaksızın işkence altında alınmış ifadelerle apar topar yargılanan 7 gence idam cezası hemen uygulandı. Bu hukuka dayalı bir karar değil bu bir katliamdır. Bu katliamlar Mısır'ın nasıl bir durum içinde olduğunu gösteriyor. Maalesef Mısır halkı ciddi bir hukuksuzluk cenderesi içinde bulunuyor."

"ABD, Mısır'da yaşananların suç ortağıdır"

Aktay, ABD'nin Mısır'da 7 gencin idamıyla ilgili "meşru" açıklamasını "ABD, Mısır'da yaşananların suç ortağıdır." şeklinde tanımladı.

Hiçbir hukuki dayanağı olmayan idamlarla ilgili ABD'nin meşrudur beyanının utanç verici olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aktay, "Eninde sonunda bunun hesabı, bizzat Amerikan halkı tarafından ABD yönetimine sorulacaktır ve sorulmaktadır da zaten. Demokrat Parti, hatta Cumhuriyet Parti içinde de bir bölünmeye yol açmış durumda. Bu kabul edilebilir bir şey değil. İnsan vücudunu sızlatan bu duruma birilerinin özellikle de Amerikan devletinin böyle bir açıklama yapması Amerikan demokrasi tarihine, insan hakları tarihine bir leke olarak geçmiş olacaktır." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Aktay, Avrupa ülkelerinin Mısır'daki idamlar karşısında takındığı iki yüzlü tavrı da eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Bırakın idamı, idam tartışmalarına bile tahammül edemeyen Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri Şarm El Şeyh'de düzenlenen Arap Birliği Zirvesinde hep beraber adeta Sisi'yi kutladılar. Sisi'nin idamları savunduğu konuşmasını da alkışladılar. Sisi, onlara insan hukuksuzluğu nutku çekti onlar da bu hukuksuz manifestosunu alkışladılar."

"Mısır'daki askeri rejim halkı için risk oluşturmaktadır"

Prof. Dr. Aktay, Mısır'daki darbe ve darbe sonrası yaşananları Türkiye örneği üzerinden değerlendirerek, Türkiye'nin darbe sorununu çözdüğünü, Türk ordusunun demokratik sisteme bağlı ama eskisinden çok daha güçlendiğini kaydetti.

Türkiye'de askerin artık siyasete tabi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aktay, tüm kurumlarının yerini bilmesi durumunda sistemin daha iyi işlediğini ona göre de ülkenin çok daha güçlü olduğunu vurguladı.

Askeri rejimin iktidarda olmasından dolayı Mısır'da sistemin tamamen çöktüğünü aktaran Prof. Dr. Aktay, "Askeri yönetim ekonomiyi de kontrol ettiği için Mısır ciddi bir yolsuzluk sarmalının içinde. Tüm ülke kaynaklarını tek başına sömüren bir yapı. Dolayısıyla Mısır'daki askeri rejim kendi toplumunun geleceği ve gelişimi açısından ciddi bir risk unsuru oluşturmakta." dedi.

Mısır'da Cumhurbaşkanlığı süresini 4 yıldan 6 yıla yükseltecek ve Sisi'nin üçüncü dönem adaylığının önünü açacak olan anayasa değişikliği teklifi ile ilgili gelişmeleri de değerlendiren Prof. Dr. Aktay, şunları kaydetti:

"Bu anayasal değişikliğin toplumla ya da Mısır'ı daha da güçlendirmek gibi bir amacı yok. Bu anayasal değişiklik sadece darbeci generalin iktidarını biraz daha müebbetleştirmek, ebedileştirmek için telaşla aldığı bir karar. Bugün bu kararın alınmış olmasının en önemli sebebi ABD Başkanı Donald Trump halihazırda iktidardayken onun da rızasını ve desteğini alarak işi kotarmak. Çünkü bu bir telaş. Aynı zamanda Suudi Arabistan'da muhtemel gelişmeler bekleniyor.

Hazır Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri destek veriyorken böyle bir kararı apar topar geçirmek gibi bir niyet taşıyorlar. Çünkü kendisine destek veren bu uluslararası iktidarların hızla düşeceklerine dair bir kaygı taşıyor Sisi. Onlar düşmeden en azından kendi konumunu sağlama almak gibi bir bencillik içerisinde. Bu anayasa değişikliği Mısır toplumuna bir katkı sağlamanın tam tersine diktatöryal askeri yönetimi daha da derinleştirecek, pekiştirecek ve insan hakları konusunda nefes alacak küçük bir saha kalmışsa onu da yok edecek."

YSM HABER MERKEZİ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol